YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6996
KARAR NO : 2011/8071
KARAR TARİHİ : 22.09.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (alacaklı) vekili, … 8. İcra Müdürlüğü’nün 2008/15601 takip sayılı dosyasında borçlunun ticaret sicil kaydında görünen adresinde yapılan 15.11.2008 günlü haciz sırasında oto lastiklerin üzerinde borçlunun adının yazdığını tespit ettiklerini, üçüncü kişinin ileri sürdüğü istihkak iddiasının takibi geciktirip sonuçsuz bırakmaya yönelik olduğunu, belirterek istihkak iddiasının reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı (üçüncü kişi) vekili, haczin üçüncü kişinin 01.03.2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca faaliyet gösterdiği adreste haczin uygulandığını, mahcuzların üçüncü kişi şirkete ait faturalı mallar olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “haczin takip borçlusunun faaliyet gösterirken 2007 yılı içinde ayrıldığı yerde yapıldığı, üçüncü kişinin burada 01.03.2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca faaliyete başladığı, ticaret sicil kaydı ile ticaret odası kaydının ve vergi levhasının da bunu doğruladığı, istihkak iddiasının yerinde olduğu“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesi uyarınca açtığı “istihkak iddiasının reddi” davası niteliğindedir.
Ticaret sicil kaydına göre borçlu şirket, dava konusu haczin yapıldığı … yerinde 15.11.2008’e kadar faaliyet göstermiştir. Üçüncü kişi şirket ise aynı yerde ticaret sicil kaydına göre 01.03.2007‘den vergi levhasına göre 2006 yılından beri faal gözükmektedir. Buna göre iki şirket yaklaşık 2 yıl kadar aynı yerde birlikte faaliyet göstermiştir. Diğer yandan iki şirket arasında akraba olan ortakları itibarı ile de bağ vardır ve hacizde yapılan tespite göre bir kısım oto lastiklerinin üzerinde borçlu şirketin unvanının yazdığı belirlenmiştir. Haciz tutanakları İİK’nun 8/2. maddesi gereğince aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerdendir.
Davacı üçüncü kişi, bu tespitin nedenini ortaya koymaya yönelik makul bir açıklamada dahi bulunamamıştır.
Davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 22.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.