Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/2173 E. 2011/8392 K. 29.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2173
KARAR NO : 2011/8392
KARAR TARİHİ : 29.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … AŞ vekili ile davalı … AŞ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı taraf aracının şirketlerine ait araca çarparak hasarladığını, KDV hariç 20.000 TL tutarında hasar meydana geldiğini, kaza tesbit tutanağında kroki doğru olduğu halde krokinin tersine yorum yapılarak kusur oranının tesbit edildiğini, kaza tutanağında belirlenen kusuru kabul etmediğini, davalı … AŞ’nin davalı aracının trafik sigortacısı, … AŞ’nin … şirketi olduğunu, poliçe limitleri dahilinde sorumluluklarının bulunduğunu belirterek şimdilik 20.000 TL tazminatın KDV’si ile birlikte dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı …, olayda davacı ile kendisine ait aracın hasarlandığını, kaza tutanağında kendisine %30, davacı aracının sürücüsüne %70 kusur izafe edildiğini, tutanakta belirtilen oluş şeklinin doğru olduğunu, kendi aracının kasko sigortası şirketi tarafından tamirinin devam ettiğini, dava açma hakkının saklı tutulmasını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … AŞ vekili, sigortalının kusuru oranında hasarın …’nın sağlandığı teminatı aşan kısımdan … kapsamında azami 30.000 TL poliçe limiti ile sorumluluklarının bulunduğunu, öncelikle hasarın … poliçesinden karşılanmasının gerektiğini, davacı aracının sürücüsünün olayda %75 kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … AŞ vekili, sigortalının kusuru oranında azami araç başına 15.000 TL poliçe limiti ile sorumlu olduklarını, olayda davacı aracının sürücüsünün kusurlu olduğunu, davacı aracının ön tarafındaki hasardan
sigortalının sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere sol arka kısmındaki hasarın %30’u dışında, davacıya ait araçtaki zarardan sorumlu tutulamayacağını, hasarın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalıların müteselsilen ve sigorta şirketleri poliçe limitleri ile sorumlu olmak koşuluyla, tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde 20.000 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … AŞ vekili ile davalı … AŞ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı … şirketlerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu davacı şirkete ait araçta meydana gelen hasar nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davalı … AŞ kazaya neden olan davalı …’ya ait aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası olup, poliçedeki limit ile sorumlu olduğu gibi, sigortacı her olayda limit miktarının tamamını ödemek zorunda değildir. Sigortacı, limit dahilinde gerçek zararı ödemekle yükümlüdür. Gerçek zarar limitten fazla ise, limit miktarını ödemekle mükelleftir.
Somut olayda, davalı … AŞ’ce düzenlenen … poliçesinde, araç başına azami 15.000 TL kaza başına 30.000 TL limitle sınırlı olduğu belirtilmiştir. Ayrıca dava konusu kazada birden fazla aracın hasar gördüğü anlaşılmaktadır. 2918 sayılı KTK’nun 96.maddesi uyarınca, zarar görenlerin tazminat alacakları sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise tazminat miktarı sigorta limiti tazminat alacakları ile orantılı olarak belirlenir. Bir başka anlatımla; trafik poliçesi teminatının, zarar görenlerin zararları oranında garemeten paylaştırılması gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece, dava dışı hasar gören araç maliklerinin olay tarihinden itibaren 2 yıl içinde davalı
Trafik sigortası şirketine başvurup başvurmadıkları, başvurmuşlarsa 20.8.2010 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi kurulundan, garameten paylaşım hesabı konusunda rapor aldırılması, tesbit edilecek hasar miktarına göre davalı … şirketinin araç başına azami 15.000 TL kaza başına azami 30.000 TL limitle sorumlu olduğu hususunun da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, KTK’nun 96.maddesi yönünden hiç bir inceleme yapılmadan, araç başına en fazla 15.000 TL zarardan sorumlu olduğu dahi düşünülmeden 20.000 TL tazminatın diğer davalılarla birlikte davalı … AŞ’den tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davalı … AŞ, davalı …’ya ait aracın …’dir.
Motorlu Kara Taşıt Araçları … Genel Şartlarının 1.maddesine göre; sigortacı, … poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan limitle sorumludur.
Dosyada mevcut, … poliçesi limiti 30.000 TL’dır. Bu durumda mahkemece, öncelikle davalı trafik sigortası şirketinin yukarıda ikinci bentte açıklandığı üzere poliçe limitinin tesbiti ile belirlenen gerçek zararın, … limitini aşması halinde, … poliçesi limitiyle sınırlı olarak davalı … AŞ’nin sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde toplam 20.000 TL tazminattan diğer davalılarla birlikte müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi isabetli değildir.
4-Davacı vekili dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak araçta meydana gelen 20.000 TL hasar bedelinin KDV ilavesiyle davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Hükme esas alınan 9.3.2010 tarihli bilirkişi raporunda 17.030,00 TL araç hasarı 700,00 TL çekme ücreti olmak üzere toplam 17.730,00 TL olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece, 17.730,00 TL araç hasarına hükmedilmesi gerekirken, dava ile ilgisi bulunmayan otokorkuluğun bedelinin araç hasarına katılarak karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
5-Kabule göre de; 2918 sayılı KTK’nun 98 ve 99.maddeleri ile … Genel Şartlarının B.2.maddesi uyarınca, sigortacı yargılama giderleri ile Avukatlık ücretini ödemekle yükümlü olup, hükmolunan tazminat sigorta bedelini (sigorta limitini) geçerse, sigortacının bu masraflardan sigorta bedelinin tazmi-
nata oranı dahilinde sorumlu olacağı hüküm altına alınmıştır. O halde, davalı … AŞ’nin harç, yargılama giderleri ve Avukatlık ücretinden, sigorta bedelinin (limitinin) hükmolunan tazminata oranı dahilinde sorumlu tutulması gerekirken tamamından müteselsilen sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … şirketleri vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 5 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı … AŞ vekilinin, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … AŞ vekilinin, 4 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … AŞ vekili ile … AŞ vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalılar yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 29.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.