YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2016
KARAR NO : 2011/10230
KARAR TARİHİ : 03.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalı …’nın müvekkiline olan vergi borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında amme alacağının tahsiline engel olmak amacı ile kendisine ait taşınmazı annesi olan diğer davalıya sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı … davanın reddini savunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece davalıların anne ile oğul olmaları nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.
Bu tür davalarda amaç borçlunun alacaklısını zarara uğratmak kastı ile mal varlığından çıkarmış olduğu mal ve hakların tasarruftan zarar gören alacaklının alacağını elde etmek amacıyla dava açarak alacağını elde etmesidir. Bu davaların açılmasının ön koşulu borçlu hakkında icra takibi yapılması, takibin kesinleşmesi ve bazı haciz işlemleri yapılmışsa haczedilen malların kamu alacağını karşılamaması gerekir. Nitekim 6183 sayılı yasanın 75. maddesi de “Yapılan takip sonunda, borçlunun haczi caiz malı olmadığı veya bulunan malların satış bedeli borcunu karşılamadığı takdirde borçlu aciz halinde sayılır” hükmünü içermektedir. Somut olayda davacı idare tarafından borçlu davalıya ait Muğla ili … köyünde kain 2013 nolu parsel ile yine Muğla ili Marmaris ilçesi … köyünde kain 435, 631 ve 1443 sayılı parsellere haciz konulduğu ancak bu parsellerin değerlerinin belirlenmemesi nedeniyle borcu karşılayıp karşılamadığı anlaşılamamıştır. Bu durumda davacı idare tarafından haciz konulan borçlu davalıya ait taşınmazların tamamının belirlenerek bu taşınmazların başında uzman bilirkişiler vasıtası ile değerlerinin tesbiti için keşif yapılması, bilirkişilerden rapor alınarak bu taşınmazların belirlenen değerlerinin borcu karşılayıp karşılamadıklarının saptanması, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya geri verilmesine 3.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.