YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9620
KARAR NO : 2011/1544
KARAR TARİHİ : 24.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı taraf aracının müvekkiline ait araca çarpması sonucu araçta 16.100,73 TL tutarında hasar, aracın tamiri süresince 1.125 TL gelir (kazanç) kaybı, 2.000 TL değer kaybı, ayrıca araçta taşınan gıda maddelerinin kullanılmaz hale gelmesi sebebiyle 113,85 TL tutarında zarar meydana geldiğini, davalı sürücünün olayda tamamen kusurlu olduğunu davalı aracının trafik sigortasından 5.000 TL alındığını belirterek tespit masrafları dahil bakiye 14.627,78 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili kusuru, hasarı kabul etmediğini, asıl kusurlu olanın davacı taraf olduğunu, zararın müvekkillerinn trafik sigortasından karşılandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 7.151,40 TL tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin aracında 16.100,73 TL tutarında hasar, 2.000 TL değer kaybı, 1.125 TL kazanç kaybı, 113,85 TL tutarında kaza nedeniyle kullanılmaz hale gelen gıda maddeleri nedeniyle zararı bulunduğunu, davalı tarafın kazada tamamen kusurlu bulunduğunu, davalı aracının dava dışı trafik sigortası … Sigorta AŞ’den 5.000 TL tahsil edildiğini belirterek 288,20 TL tesbit masrafı ile birlikte bakiye toplam 14.627,78 TL’nin davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı sürücü …’ın olayda 5/8 oranında kusurlu olduğu tesbit edilmiş; davacının zararı yönünden alınan 15.9.2009 tarihli bilirkişi raporunda, davacı aracında 11.278,41 TL parça bedeli, 2.200 TL işçilik bedeli, 1.500 TL değer kaybı, 1.350 TL kazanç kaybı ve 113,85 TL kullanılmaz hale gelen gıda maddeleri zararı olmak üzere toplam 16.442,26 TL tutarında zarar oluştuğu belirtildikten sonra davalı aracının … tarafından ödenen 5.000 TL mahsup edilerek bulunan miktardan davalı tarafa izafe edilen 5/8 kusur oranına isabet eden tazminat miktarının 7.151,40 TL olduğu bildirilmiş, mahkemece bu rapora göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
HUMK’nun 74.maddesi gereğince “hakim iki tarafın iddia ve müdafaalarıyla mukayyet olup ondan fazlasına veya başka birşeye hüküm veremez. Tahakkuk edecek hale göre talepten noksan ile hüküm caizdir” hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda bilirkişi raporu ile davacının talepleri birlikte değerlendirilerek talepten fazlasına hükmedelimeyeceğinden bazı zarar kalemleri yönünden taleple bağlı kalınarak (11.278,41 TL parça bedeli, 2.200 TL işçilik bedeli, 1.500 TL değer kaybı, 1.125 TL kazanç kaybı, 113,85 TL bozulan gıda maddesi zararı toplamı) 16.217,26 TL’sından öncelikle davalı tarafın 5/8 kusur oranına isabet eden 10.135,79 TL’sının tesbiti ile daha sonra 10.135,79 TL’sından, dava dışı sigortaca yapılan 5.000 TL ödeme düşüldükten sonra bakiye 5.135,79 TL’sının davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, mahkemece talep aşımı dikkate alınmadan tesbit edilen zarardan önce, sigortaca yapılan ödemenin düşülüp sonra kusur indirimi yapılmak sureti
ile düzenlenen hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak fazla tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre de davacı vekili dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep ettiği halde mahkemece davalılar aleyhine olacak şekilde 27.12.2005 olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar … ve … Kireç Nakl.Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 24.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.