Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/13275 E. 2013/15649 K. 12.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13275
KARAR NO : 2013/15649
KARAR TARİHİ : 12.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin içinde yolcu olarak bulunduğu, davalıya zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı araçta gerçekleşen tek taraflı kazada müvekkilinin yaralanarak daimi maluliyete uğradığını, yapılan başvuru üzerine davalı tarafça ödenen 21.068 TL tazminatın zararı karşılamaktan uzak olduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 7.600 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 18.01.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 32.397,90 TL’ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımına uğradığını, ayrıca dava öncesinde yapılan ödeme nedeniyle davacının müvekkilini ibra ettiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile 32.397,90 TL tazminatın 19.07.2007 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı … aracın trafik sigortacısı olup davacıya ödeme yapmak suretiyle ibra edildiklerini savunmuştur.
KTK’nun 111 maddesi uyarınca tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkeme hakimince resen dikkate alınması gerekir.
Somut olayda; davacı ile davalı arasında 19.07.2007 tarihli ibraname imzalanmış ve imzalanan ibraname hükümleri uyarınca aynı gün davalı tarafından davacıya 21.068 TL’lik ödeme yapılmıştır. Eldeki davanın 13.10.2010 tarihinde açılmış olmasına göre, KTK 111. maddede öngörülen 2 yıllık hak düşürücü sürenin kaçırılmış olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davanın reddi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm verilmiş olması doğru görülmemiştir.
2-Bozma kapsam ve nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 12.11.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.