YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10909
KARAR NO : 2013/13517
KARAR TARİHİ : 07.10.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı araca, davalının sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu hasarlandığını, davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, müvekkili tarafından sigortalısına ödenen 4.835,00 TL hasar bedelinin rücuan tahsili için davalıya yönelik başlatılan icra takibine itiraz edildiğini bildirerek itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile Ankara 15. İcra Müdürlüğü’nün 2010/11790 takip sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, asıl alacağın %40’ına tekabül eden 1.934,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK’nun 1301. maddesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK’nun 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davası takip hukukuna özgü bir tahsil davasıdır. İtirazın iptali davasının dayandığı takiple bağlantılı olması sonucu normal tahsil davasından ayrılmaktadır. Bu dava, takiple bağlantılı olduğundan davanın dayandığı takibin geçerli bir takip olması gerekir. Somut olayda, icra takibi Ankara 15. İcra Müdürlüğü’nde başlatılmış olup borçlunun (davalı) yetkiye ve borca itirazı üzerine Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde itirazın iptali davası açılmış, bu mahkemece davanın Şereflikoçhisir Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülmesi gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş ve karar temyiz edilmeden kesinleştiğinden dosya Şereflikoçhisar Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmiştir. Bu durumda işbu mahkemece, Şereflikoçhisar’da başlatılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 07/10/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.