YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11888
KARAR NO : 2013/13627
KARAR TARİHİ : 09.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
MAHKEMESİ : Kestel Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davalı …. vekili ile davalı-birleştirilen davanın davacısı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Asıl Davada davacı vekili, davalıların işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın müvekkiline ait koyun sürüsüne çarpması sonucunda hayvanların telef olduğunu belirterek, 3.000,00 TL maddi, 3.000,00 manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirilen davada davacı vekili aynı kaza nedeniyle araçta oluşan hasar bedeli olarak 6.000,00 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 21.12.2010 tarih, 2010/7795 esas, 2010/11372 karar sayılı bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma ve bozma sonrasında alınan 14.12.2012 tarihli bilirkişi raporu benimsenerek asıl davanın kısmen kabulü ile 3.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan, 1.000,00 TL manevi tazminatın davalı …’tan tahsiline, birleştirilen dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 1.875,00 TL maddi tazminatın davalı …’den tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı-birleştirilen davanın davacısı … ile davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı … ile davalı-birleştirilen davanın davacısı … vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece, Dairece hasar bakımından bozulan 25.03.2010 tarihli hükümde, davacı taraf lehine verilen hüküm onanarak kesinleşmesine rağmen bozma sonrasında mahkemece aynı hüküm yeniden tesis edilmiştir. Kesinleşen önceki hükmün aynı şekilde yeniden yazılması bozma nedeni olarak görülmemiş ise de, önceki hükümde asıl dava bakımından mahkemece davalılar aleyhine maddi ve manevi tazminat için 1.000,00’er TL’den 2.000,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği ancak kesinleşen hükümle verilen vekalet ücretinin artırılarak 1.320,00 TL’na çıkarıldığı, yine birleştirilen davada vekalet ücreti davalı-birleştirilen davanın davacısı …’ın talebinin reddedilen kısmı üzerinden hesaplanmayarak davacı lehine 1.320,00 TL vekalet ücretinin takdir edildiği ve bu miktarın birleştirilen davada taraf olmayan davalı-karşı davacı ile davalı … AŞ’nden müteselsilen alınmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan hususların gözden kaçırılması bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK.’nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.’nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …. vekili ile davalı-birleştirilen davanın davacısı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ….. vekili ile davalı-birleştirilen davanın davacısı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının B-2. bendindeki “1.320,00” rakamlarının çıkarılarak yerine “1.000,00” rakamlarının yazılmasına, hüküm fıkrasının B-5. Bendinde yer alan “uyarınca” ibaresinden sonraki bölümün tamamının hükümden çıkarılarak yerine “495,00 TL vekalet ücretinin davalı-davacı …’tan alınarak davacıya verilmesine” tümcesinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı-birleştirilen davanın davacısı … ve davalı … AŞ’ye geri verilmesine 09.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.