YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8423
KARAR NO : 2010/6892
KARAR TARİHİ : 25.11.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 171 ada 3 parsel sayılı 348,42 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve bağış nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tarım arazisi olduğu ve davalı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermek için yeterli bulunmamaktadır. Dosya içinde mevcut ziraatçı bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın eğiminin % 15-20 civarında olduğu ve taşlık ve kayalık problemi olup ana kayanın da yer yer yüzeye çıktığı belirtilmektedir. Ziraatçı bilirkişi raporu taşınmazın niteliği hususunda yeterli açıklamayı içermediği gibi taşınmaz ormana yakın olduğu ve tespit günü itibariyle kesinleşmiş orman tahdidi de bulunmadığı halde yöntemince orman araştırması yapılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritası ile amenajman planı getirtilmeli, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu ile orman mühendisi katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş biçimi, kimden kime ve ne surette intikal ettiği ve ne şekilde kullanıldığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan taşınmazın eğimi, toprak yapısı, bitki örtüsü, kullanım durumu ile ilgili olarak ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, fotoğrafçı bilirkişiye çekişmeli taşınmazın niteliğini belirlemeye imkan verecek şekilde her yönden fotoğrafları
çektirilmeli, orman bilirkişisi aracılığı ile hava fotoğrafları, memleket haritası ve amenajman planı zeminde uygulanarak taşınmazın öncesinin, orman sayılan yerlerden olup olmadığı saptanmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 25.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.