Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/10760 E. 2013/13308 K. 03.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10760
KARAR NO : 2013/13308
KARAR TARİHİ : 03.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacılar vekili, davalının sürücüsü olduğu aracın, 10.07.2006 tarihinde neden olduğu trafik kazası sonucunda müvekkillerinin desteği Mehmet Yürümez’in yaşamını yitirdiğini belirterek, toplam 5.000,00 TL maddi ve 55.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili ise, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece verilen ilk kararda; davanın kısmen kabulü ile toplam 1.000,00 TL maddi tazminat ve 9.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir. Bu karar, davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 4.Hukuk Dairesi’nin 09.02.2010 tarihli kararı ile, yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Yerel mahkemece, bozma kararına uyulmuş ve toplam 5.000,00 TL maddi tazminata ve 9.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacılar vekilinin yerinde olmayan ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı … hakkında açılan dava kısmen kabul edilmiş; ihbar olunan … A.Ş ve … Sigorta A.Ş yönünden, davanın tarafı olmadıkları nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına biçiminde karar verilmiş olmasına rağmen, ihbar olunan sigorta şirketleri yararına vekalet ücreti takdir edilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Usul hükümlerine göre, davada taraf olmayan bir kimsenin lehine veya aleyhine hüküm tesis edilmesi mümkün değildir.
Bu kural uyarınca, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen taraf, dava açıldıktan sonra ek bir dilekçe ile davaya dahil edilemeyeceği gibi ıslah yolu ile dahi taraf değiştirilemez. Keza, HUMK’nun 49 ve devamı maddelerince, ihbar olunan kimse davada, davalı sıfatını kazanmadığından aleyhine hüküm kurulamaz, aleyhine veya yararına vekalet ücretine de hükmedilemez.
Somut olayda; dava, … A.Ş ve A….Sigorta A.Ş’ne ihbar edilmiştir. Bu durumda, davacı tarafından ihbar olunan sigorta şirketleri hakkında usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı ve bu nedenle de davanın tarafı olmadıkları halde, adı geçen sigorta şirketleri yararına vekalet ücretine karar verilmiş olması doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, 6100 Sayılı H.M.K.nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle, HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının, ihbar olunan sigorta şirketleri yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin 10.ve 11. bentlerinin hükümden çıkarılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 03.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.