YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1948
KARAR NO : 2010/6261
KARAR TARİHİ : 25.10.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 112 ada 18 ve 56 parsel sayılı 4825.30 ve 1081420 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, 112 ada 18 sayılı parsel kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı …adına tespit edilmiş, 112 ada 56 sayılı parsel ise kadimden beri köy halkı tarafından mera olarak kullanılması nedeniyle mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı …, yasal süresi içinde kadastro tespitinde adına tespit edilen 112 ada 18 sayılı parselin yüzölçümünün 19000 metrekare olduğu halde eksik tespit edildiğinden eksikliğin tamamlanması istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişme konusu 112 ada 56 sayılı parselin teknik bilirkişi raporuna ekli krokide gösterilen 6207.58 metrekarelik bölümünün iptali ile davacıya ait 112 ada 18 sayılı parsele ilavesine 112 ada 18 sayılı parselin bu şekilde tesçiline, 112 ada 56 sayılı parselin kalan bölümü hakkında tespit gibi işlem yapılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişme konusu 112 ada 56 sayılı parselin 6207.58 metrekarelik bölümünün mera niteliğinde olmadığı, davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişme konusu 112 ada 56 sayılı parsel kadastro tespitinde mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı kendi adına tespit edilen 112 ada 18 sayılı parsele batıdan bitişik ve 112 ada 56 sayılı parsel içerisinde kalan keşif krokisinde (A) harfi ile gösterilen 6207.58 metrekarelik bölümün adına tescilini istemiştir.Taşınmazın niteliği ile ilgili olarak usulüne uygun mera araştırması yapılmamış olup, meraya ilişkin uyuşmazlıklarda yerel bilirkişi ve tanıkların komşu köyden dinlenmesi gerektiği halde aynı köyden yerel bilirkişi ve tanıkların dinlenmesi doğru değildir. Tek kişilik ziraat bilirkişisi raporu hüküm vermeye yeterli olmadığı halde 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamıştır. Davacının davası önce irtibat nedeniyle başka dosya ile birleştirildiği halde o dosyada taraf teşkili sağlanmadığından dava tefrik edilmiş, aynı parsele ilşikin davaların birlikte görülmesi gerektiği düşünülmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle 112 ada 56 sayılı parseli dıştan çevreleyen tüm komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ile dayanağını oluşturan kayıtlar getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet
eden, elverdiğince yaşlı şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında bilirkişi ve tanıklardan dava edilen taşınmaz bölümünün öncesinin ne olduğu, hangi tarihten beri ve ne şekilde, kim veya kimler tarafından kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, zilyetliğin nasıl intikal ettiği, taşınmazın öncesinde mera olup olmadığı, kalan mera parselinden ne suretle ayrıldığı, bu bölümün de meranın devamı olup olmadığı, meradan açılıp açılmadığı,mera ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, yargılama sırasında dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişki yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, tespit tutanağının edinme sebebi ile beyanların çelişmesi halinde tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek ve yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı, ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın eğimi, niteliği, toprak yapısı, bitki örtüsü ve özellikle dava edilen bölüm ile taşınmazın kalan mera parseli arasında doğal ya da yapay ayırıcı unsur olup olmadığı, mera parselinden nasıl ayrıldığı, öncesinin kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı, mera bütünlüğünün bozulup bozulmadığı hususlarını içeren, çekişmeli taşınmaz bölümü ile mera parselini ve komşu parselleri mukayeseli olarak değerlendiren bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, raporda belirtilen hususların somutlaştırılması için, çekişmeli taşınmazı tüm yönleriyle gösterecek fotoğrafları çekilmeli, fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmaz işaretlettirilmeli ve keşfe katılacak fen bilirkişisinden keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir, ayrıntılı ve çekişmeli bölüm ile devamı olan niza konusu 112 ada 56 sayılı mera parselinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösterip açıklayan rapor alınmalı, çekişmeli 112 ada 56 sayılı parsel hakkında başka şahısların açtığı ve derdest bulunan tüm davaların birleştirilerek görülmesi hususu düşünülmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 25.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.