YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14183
KARAR NO : 2013/15678
KARAR TARİHİ : 13.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davacı şirkete kasko sigortalı olan aracın seyir halindeyken, Erdem Apartmanı’nın çatısından düşen kiremitlerin aracın mutelif yerlerine çarpması sonucu hasarlandığını, sigortalının aracında meydana gelen hasara ilişkin sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, davalının kusuruna düşen 8.616,00 TL asıl alacak ile işlemiş ve işleyecek olan yasal faiz ile birlikte tahsiline, davalının %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kusursuz olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre, davalının, İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün 2010/12947 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 4.300,00 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, bu miktara, 28.05.2009 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 Sayılı HMK’nin 266. (1086 sayılı HUMK’nin 275 ve 276) ve takip eden maddeleri uyarınca, “mahkemece, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde,taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir” hükmünü içermektedir. Dosya kapsamında alınan ve karara dayanak yapılan bilirkişi raporunda “Hasarın oluşmasında esas itibariyle birinci derecede davalı Erdem Apartmanı yöneticisinin davalı binanın çatısının bakım ve onarımını tekniğe uygun olarak ya da hiç yaptırmadığından ya da eksik yaptırdığından kaynaklandığı, olay günü şiddetli esen rüzgarın da olayın meydna gelmesinde ikinci derecede meteorolojik olarak tetikleme etkisi yarattığı, her iki durumun bir arada yaşanması neticesinde davalı bina çatısından kopan kiremidin bina önünden geçen aracın üstüne düşerek hasarına neden olduğu, şayet Erdem Apartmanı çatısı ilk başta fenni icapların gerektirdiği şekilde sağlam yapılmış olsaydı, fena yapılmamış olsaydı, olay günü esen şiddetli rüzgarın tek başına çatıdan kiremit kopmasına sebebiyet veremeyeceği, dolayısıyla bu hasarın oluşamayacağı, hasarın oluşmasında birinci derecede apartman çatısının bakım ve onarımının noksan bırakılması olduğu, olaydan sonra 2010 yılında bahse konu çatının mevcut örtü sisteminin tamamen sökülüp başka örtü sistemiyle değiştirildiği, bu durumda esasen mevcut çatının bakım ve onarım gerekliliği var iken bunun ancak hasarlı olaydan sonraya bırakılarak ikmal edilebildiği” şeklinde görüş bildirdiği ve raporda davacıya kusur izafe edilmediği, rapordaki tespitin ise HMK 266. maddesi anlamında teknik bilgi olarak kabul edilmesi gerektiğine göre, mahkemece davalının kusursuz sorumluluğu kapsamında alınan hasar raporu doğrultusunda belirlenen zarar miktarı açısından davanın kabulüne karar vermek gerekirken, hatalı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 13.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.