Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/5877 E. 2010/5389 K. 23.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5877
KARAR NO : 2010/5389
KARAR TARİHİ : 23.09.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 7 ve 8, 114 ada 20 parsel sayılı 16716.53, 3936.69 ve 56761.83 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Toprak Tevzi Komisyonu çalışmaları sonucunda oluşmuş tapu kayıtları nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiş; tutanakların beyanlar hanesine “Yahya oğlu … Keskiner mirasçılarının işgalindedir” şeklinde şerhler verilmiştir. Davacı … oğlu …, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin davacı … oğlu … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazlar üzerinde 4753 sayılı Yasa uyarınca Hazine adına tapu kayıtlarının oluşumundan önce edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek karar verilmişse de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazlar mera niteliği ile sınırlandırılmış taşınmazlara sınır bulunmaktadırlar. Yine çekişmeli taşınmazlar Toprak Tevzi Komisyonu çalışmaları sırasında sahiplerinin hali meradan açtıkları açıklanarak Hazine adına belirtilmişler ve Hazine adına tapu kayıtları oluşmuştur. Belirtmelik bilirkişilerinden sağ olan Aziz Koç, mahallinde yapılan ilk keşifte sadece 101 ada 7 ve 8 parseller hakkında beyanda bulunmuştur. Çekişmeli taşınmazların tespit niteliği mera olduğu halde komşu köylerden yerel bilirkişi dinlenilmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için: komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tarafların aynı niteliklere uygun bildirecekleri taraf tanıkları, sağ olan belirtmelik bilirkişileri ve üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmazların öncelerinin ne olduğu, mera mı, tarım arazileri mi olduğu, kim tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, komşu mera parsellerinden nasıl ayrıldıkları; çekişmeli taşınmazların Toprak Tevzi Komisyonu çalışmalarının yapıldığı dönemden önce kullanılıp kullanılmadıkları, kullanılıyorsa kullanımın ne kadar süre olduğu ve taşınmazların meradan açılıp açılmadıkları gibi hususlar tek tek ve olaylara dayalı olarak yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve belirtmelik bilirkişilerinden sorulup saptanmalı,
yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve belirtmelik bilirkişilerinin beyanları arasında çelişkiler doğarsa bu çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmelidir. Tutanakların edinme sebeplerinde bildirilen olaylara aykırı sonuçlara ulaşılması halinde de tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe katılacak ziraatçı bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazların tarımsal niteliklerini bildirir, üzerlerinde sürdürülen zilyetliklerin şekli ve süresini açıklar, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı, çekişmeli taşınmazların öncelerinin mera olup olmadığını irdeler ve çekişmeli taşınmazlarla komşu mera taşınmazları arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını açıklar ve gerektiğinde çekişmeli taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalıdır. Keşfe katılacak fen bilirkişisinden keşif ve uygulamayı izleyip denetlemeye olanak verir, ayrıntılı ve gerektiğinde çekişmeli taşınmazlar ile bitişiklerindeki mera parsellerinin konumunu gösteren yan kesit krokileri eklenmiş rapor alınmalı bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA 23.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.