YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5814
KARAR NO : 2011/7497
KARAR TARİHİ : 17.11.2011
MAHKEMESİ : … İCRA MAHKEMESİ
Alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudunu azaltmak ve gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanıklar …, …, … ve …’in ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde müşteki vekili tarafından temyiz edildiğinden Yargıtay C.Başsavcılığının bozma-düzeltilerek onama-bozma-bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1- İİK’nun 331. maddesine ilişkin olarak kurulan hükme yönelik temyiz incelemesi sonunda,
Her ne kadar tebliğnamede, sanığın sattığı araç ve taşınmaz hakkındaki iddia aynı suça ilişkin olmasına rağmen, iddia bölünerek, aracın satışına yönelik olarak şikayetin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle bozma-düzeltilerek onama, taşınmaz satışı yönünden ise, bozma isteminde bulunulmuş ise de, araç ve taşınmaz satışına ilişkin iddianın alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik olduğu iddiasıyla İİK’nun 331. maddesiyle cezalandırılması isteminde bulunulduğu şikayet dilekçesinden anlaşılmakta olup, araç satışına dair yapılan şikayet süresinde olmamakla birlikte, taşınmaz satışına ilişkin şikayetin süresinde olması karşısında aynı suça ilişkin iddia bölünemeyeceğinden tebliğnamedeki araç satışına ilişkin bozma-düzeltilerek onama istemine iştirak edilmemiştir.
Ancak, sanığın, şikayete konu taşınmazda şikayet tarihi itibariyle ve halen aynı evde oturmaya devam edip etmediği, satın alan … ile arasında yakın akrabalık ya da yakın arkadaşlık ilişkisi bulunup bulunmadığı, taşınmazı satın aldığı tarihte sanık …’in banka hesabından diğer sanık Esaletin’e herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, satın aldığı tarihte banka hesabından satış bedeli kadar veya yakın miktarda bir paranın çekilip çekilmediği araştırılarak, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdiri gerekirken, eksik inceleme ile sanıkların beraatlerine karar verilmesi,
2- İİK’nun 338. maddesi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesi sonunda;
Müşteki vekili şikayet dilekçesinde sanıklardan …’nun gerçeğe aykırı mal beyanında bulunma suçundan da cezalandırılmasını talep ettiği halde, kararın gerekçe kısmında “…..sanığın beraatine karar vermek gerekmiştir.” şeklinde değerlendirme yapılmış ise de, kararın başlık ve hüküm kısmında bu suç yönünden bir karar verilmeyerek CMK’nun 232.maddesine aykırı davranılması,
İsabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 17.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.