Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/7200 E. 2013/14299 K. 24.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7200
KARAR NO : 2013/14299
KARAR TARİHİ : 24.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın yargı yolu bakımından görevsizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 02.10.2010 tarihinde trafik sigorta poliçesi bulunmayan aracın neden olduğu tek taraflı trafik kazası sonucunda, bu araç içinde yolcu olarak bulunan müvekkilinin desteği …’ın yaşamını yitirdiğini, trafik kazası tespit tutanağına göre, kazanın meydana geldiği yolda gerekli trafik işaret ve levhalarını bulundurmayan davalı …’nün de 2/8 oranında tali derecede kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek, toplam 60.000,00 TL maddi tazminattan 2/8 kusur oranına karşılık gelen 20.000,00 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı …’nden tahsiline, 6/8 kusur oranına karşılık gelen 40.000,00 TL maddi tazminatın diğer davalı … Hesabından tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekilleri ise, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, “davanın idari dava niteliğinde olduğu” gerekçesi ile yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmiştir. Karar, davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı … ve davalı … Hesabına husumet yönelterek eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, her iki davalı yönünden de dava dilekçesinin yargı yolu (görev) bakımından reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının … yönünden temyizinde;
Dava dilekçesinde; olay tarihi itibariyle zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan aracın, yol üzerinde gerekli trafik işaret ve levhalarınının bulundurulmaması nedeniyle tek taraflı trafik kazası yapması sonucunda, bu araç içinde yolcu olarak bulunan desteğin öldüğü ileri sürülerek her iki davalıdan tazminat isteminde bulunulmuş, davalı … yönünden hizmet kusuruna dayanılmıştır.
Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan davalı …, kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi olmadığından ve davalı idare yönünden hizmet kusuruna dayanıldığından davalı … yönünden dava dilekçesinin yargı yolu (görev) bakımından reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacının davalı … Müdürlüğüne yönelik temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
2-…’nın sorumluluğu yönünden davacı ve davalı …’nın temyizinde;
Motorlu araçların neden olduğu kazalarda, zarar gören üçüncü kişilerin hangi durumlarda Karayolu Trafik Garanti Sigortası Hesabı’na başvurabilecekleri ve hangi zararlardan sorumlu olduğu Sigortacılık Kanunu’nun 14 ve … Yönetmeliği’nin 8. maddelerinde hüküm altına alınmıştır. Anılan düzenlemelere göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası (trafik sigortası) yaptırılmaksızın trafiğe çıkarılan bir motorlu aracın kişiye verdiği zararlar nedeniyle trafik sigortası kapsamında ödenecek tazminat ve tedavi giderlerinden Garanti Fonu sorumlu bulunmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, zorunlu mali sorumluluk sigortasının, motorlu araç işletenlerinin aynı yasanın 85/1. maddesinde belirtilen sorumluluklarını karşılamak üzere yaptırıldığı açıklanmıştır. Buna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu işletenin sorumluluğu esasına dayandığından, zorunlu trafik sigortacısı ancak işleteninin kusuru oranında zarar görene karşı sorumlu olacaktır. Anılan yasanın 88/1. maddesine göre, zarar görene karşı birden fazla işleten sorumlu olduğu hallerde, bunlar hakkında teselsül hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmiştir. Bu yasal düzenlemelere göre, davalı …’nın sorumluluğu da 2918 sayılı Yasa’nın 85. ve devamı maddelerinde düzenlenen işletenin sorumluluğu esasına dayandırılmış olduğundan, özel hukuk hükümlerine tabii olacaktır ve bu nedenle de davalı … yönünden adli yargı görevlidir. Şu durumda davalı … yönünden işin esasına girilmesi, taraf kanıtlarının toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı … yönünden de dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı …’ne yönelik temyiz itirazının reddi ile adı geçen davalı hakkında verilen hükmün ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ile davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı …’na geri verilmesine 24.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.