Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/11525 E. 2013/14580 K. 30.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11525
KARAR NO : 2013/14580
KARAR TARİHİ : 30.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkili tarafından davada ve birleşen davalarda davalılardan …’ın maliki, …’ın sevk ve idaresindeki zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası bulunmayan aracın tek taraflı kaza yapması sonucu yaralanan … ve …’e yapılan ödemelerin davalılardan rücuen tahsili için başlatılan icra takiplerine vaki itirazların iptali ile takiplerin devamına ve % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin maliki olduğu aracın hususi olduğunu ve zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası yaptırma yükümlülüğü olmadığından davacının tazminat ödeme durumunda bulunmadığını bildirip zaman aşımı itirazında bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Davalı … cevap vermemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre HMK’nin 16. maddesine göre davalılar yönünden haksız fiil dava sebebine göre ortak yetkili mahkemenin haksız fiilin meydana geldiği Buldan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, HMK’nin 7. maddesine göre de Buldan Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yetkisinin kesin yetki niteliğinde olduğu belirtilerek mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar ile ilgili olarak davacı … Hesabından yapılan ödemenin zorunlu trafik poliçesini yaptırmayan araç maliki ve sürücüsünden rücuen tahsili için yapılan icra takiplerine vaki itirazların iptali istemlerine ilişkindir.
6100 sayılı HMK.’nin genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1.fıkrasına göre; “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. “7. maddesinde de,” davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.” denilmektedir. Yine aynı Yasa’nın 16. maddesinde ise, “Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.
HMK.’da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.
Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. Maddesinde ise “Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.” ifadesine yer verilmiştir.
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece, davalılar tarafından yapılmış süresinde ve usulüne uygun bir yetki itirazı bulunmadığı halde HMK’nın 7. maddesi yanlış yorumlanarak ortak yetkili mahkemenin kesin yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30.10.2013 gününde üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, haksız fiil hukuki nedenine dayalı uyuşmazlıkta haksız fiilin gerçekleştiği Buldan Asliye Hukuk Mahkemesinin ortak ve kesin yetkili (HMK 16, 7/1) mahkeme olmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kararın bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.