YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15224
KARAR NO : 2013/15172
KARAR TARİHİ : 06.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davalı … vekili ve davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilin aracının davalı şirkete kasko sigortalı olduğunu, trafik kazası neticesinde aracının hasarlandığını,sigorta şirketine derhal haber verdiğini, çekicinin geç geleceğinin anlaşılması ve geri dönmek zorunda olduğundan aynı gece haber veremediğini, ertesi gün sabah kolluk güçlerine ihbar ettiğini, aracının sigorta şirketi tarafından pert olduğu ve sigorta bedelinin ödeneceği gerekçesi ile alındığı ve kendisine haber verilmeden İstanbul’a bir otoparka çekildiği, aracın yağmur vs. sebepler ile de daha fazla hasar gördüğünü, buna rağmen şirketin aracı teslim etmediği gibi bedeli de ödemediğini belirterek aracın kullanılmaz hale gelmesi ve aracın olmaması sebebiyle ticari taksiye ödenen taşıma ücreti şimdilik 7.000,00 TL maddi tazminatın kaza olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle alınarak davacıya verilmesine, birleşen davada ise kaza sonucu davacının aracının kullanılmaz hale gelmesi
nedeniyle ödenmeyen kasko bedeli için fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren ticari faizi (yeni araç alırken gelen fiyat artışının yasal faizden daha fazla olması dikkate alınarak) ile davalıdan tahsilini talep etmiş iken, ıslah dilekçesi hurda bedelini belirterek 2009/621 ile birleşen 2009/675 e sayılı davada 10.000 TL’lik dava konusu alacağı ıslah ederek 16.500,00 TL’ye çıkartıp, birleşen dava ile birlikte toplam 23.500,00 alacağın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, aracın Ziraat Bankası Zonguldak Şubesi’nde rehinli olması nedeniyle aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, kazanın beyan edildiği şekilde meydana gelmediğini, bu nedenle de davanın esas yönünden reddinin geektiğini, tazminat taleplerinin de fahiş olduğunu, görev ve yetki itirazlarının bulunduğunu belirterek her iki davanın da reddini savunmuştur.
Mahkemece; toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile; 17.000,00.TL nin (7.000,00 TL için faiz başlangıcı 22.10.2009, 10.000,00 TL için için faiz başlangıcı 28.12.2009 tarihi olmak kaydı ile) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin talebin zamanaşımı nedeniyle reddine,karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ve davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sözleşmesine dayalı taşıma ücreti, birleşen dava ise araçtaki hasar nedeniyle kasko bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
HUMK’nun 45. ve devamı (6100 sayılı HMK’nun 166. ve devamı) maddeleri uyarınca davaların birleştirilmesine karar verilmesi halinde sadece bunların yargılaması birlikte yürütülmekte olup, her dava bağımsız karakterini korumaktadır. Bu durumda mahkemece, her dava için ayrı ayrı hüküm kurulmalı yargılama giderleri ve vekalet ücreti her dava için ayrı ayrı belirlenmeli iken infaza da tereddüte yol açacak biçimde ve yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma neden ve şekline göre davalı … vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı … şirketine geri verilmesine 6.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.