YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9958
KARAR NO : 2013/12826
KARAR TARİHİ : 25.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı motosikletin, başka bir aracın arkadan çarpması sonucu yoldan çıkarak hasarlandığını, başvuruya rağmen davalı … şirketinin ödeme yapmadığını belirterek 9.000,00 TL hasar bedelinin muaccel olduğu tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının kaza sonrası alkol muayenesi yaptırmadığını, bildirilen kaza ile araçtaki hasarın uyumsuz olduğunu ve istenen hasar bedelinin fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; kaza ile araçtaki hasarın uyumsuz olduğu, bu nedenle davacının doğru ihbar yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle hasarın teminat kapsamı dışında bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında, gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyiniyet esasına dayalı sözleşme türlerindendir.
2013/9958
2013/12826
Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesine göre, gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötüniyet ve müziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, TTK. 1282. maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.maddesinde sayılan “teminat dışında kalan zararlardan” olması gerekmektedir.
Keza, Kasko Sigortası Genel Şartları B.1.5 maddesine göre, sigortalı, sigortacının isteği üzerine rizikonun gerçekleşmesi nedenlerini ayrıntılı şekilde belirlemeye, zarar miktarı ile delilleri saptamaya ve rücu hakkının kullanılmasına yararlı bilgi ve belgelerin gecikmeksizin sigortacıya vermekle yükümlüdür.
Görüldüğü gibi, ihbar yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmemesi durumunda, müeyyidesi genel şartlarda düzenlenmediği gibi, bu husus rizikonun teminat dışında kaldığı haller arasında da sayılmamıştır. Bu halde, konunun TTK.nun 1290 ve 1292/son madde hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Buna göre, sigorta ettiren kimse kasten ihbarda bulunmamış ise, sigorta haklarını zayi edeceği, kusurunun bulunması halinde ağırlığına göre sigortacının ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde, sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki, teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği sigortacı tarafından somut delillerle kanıtlanılırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.
2013/9958
2013/12826
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında, kaza tespit tutanağına göre kazanın, 22.06.2011 tarihinde saat 23.15’te Samet Kul yönetimindeki 34 UC 8974 plakalı aracın davacının işletimindeki … plakalı motosiklete arkadan çarpması sonucu yere düşerek bariyerlerin altına sürüklenmesine neden olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, 04.07.2012 bilirkişi raporuna dayanılarak kazanın oluş şekli ile hasarın uyumsuz olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyadaki anlaşmalı kaza tespit tutanağı, olay sonrası çekilen fotoğraflar ile dosya kapsamındaki diğer delillere göre dava konusu motosikletin kazaya karıştığı sabit olup, 6762 Sayılı TTK.’nun 1281. maddesinde öngörülen ispat külfetinin yer değiştirdiği iddiası davalı … şirketince ispat edilememiştir. Bu nedenle, mahkemece işin esasına girilerek tazminat talebi değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, salt soyut isnat ve değerlendirmeler içeren bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden temyiz eden davacıya geri verilmesine, 25.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.