Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/864 E. 2011/7817 K. 22.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/864
KARAR NO : 2011/7817
KARAR TARİHİ : 22.11.2011

MAHKEMESİ : …. İCRA MAHKEMESİ

Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanıklar …, … ve … haklarında yapılan yargılamada “şikayetin süreaşımı nedeniyle düşürülmesine ve tazminat davasının süre yönünden reddine” karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde müşteki vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1- Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
– Birinci haciz ihbarnamesine itirazın, sanıklar vekili tarafından yapıldığının anlaşılması karşısında, vekilin beyanından dolayı asilin sorumlu tutulmaması nedeniyle sanıkların beraatine karar verilmesi gerekirken şikayetin düşürülmesine karar verilmesi,
Kabule göre de;
a- Birinci haciz ihbarnamesine itiraz 11.07.2008 tarihinde yapılmış olup, müştekinin itirazın gerçeğe aykırı yapıldığını öğrendiğine dair icra takip dosyası içerisinde bir bilginin bulunmaması nedeniyle itiraz tarihinden itibaren İİK’nun 347. maddesinde öngörülen her halde bir yıllık süre geçmeden 14.01.2009 tarihinde şikayetçi olduğunun anlaşılması karşısında, şikayetin süresinde yapıldığının kabulü ile yargılamaya devam edilerek, davanın esası hakkında bir karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
b- Şikayetin süresinde yapılmaması halinde İİK.’nun 347. maddesi uyarınca müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi yerine şikayetin düşürülmesine hükmolunması,
İsabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA,
2- Tazminata ilişkin olarak kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
İİK’nun 89/4. maddesindeki “Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içerisinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini tetkik merciinde ispat ederek üçüncü şahsın 338 maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. Tetkik mercii, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder. “şeklindeki düzenleme karşısında, haciz ihbarnamesine verilen cevabın gerçeğe aykırı olduğu iddiası nedeniyle üçüncü kişinin cezalandırılması isteği, cezanın kişiselliği prensibi de dikkate alınmak suretiyle ayrı bir yargılama usulüne tabi olup, tazminat istemi yönünden davanın genel hükümlere göre çözümlenmesi gerekmektedir. Ceza verilememesi hali, tazminata hükmedilmesinden bağımsız bir konu olduğu ve tazminat yönünden bağlayıcılığı bulunmadığı gözetilmeksizin, tazminat davasının da süre yönünden reddine karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 22.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.