YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9038
KARAR NO : 2013/12019
KARAR TARİHİ : 11.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat hukukuna ilişkin davada Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, sigorta şirketi tarafından kasko sigorta sözleşmesi ile sigorta teminatı altına alınan aracın davalının sorumluluğunda bulunan logar kapağının üzerinden geçtiği sırada kapağın yerinden çıkarak aracın altına çarpması sonucu oluşan hasar nedeniyle şirketleri tarafından ödenen tazminatın davalıdan rücuan tahsiline yönelik başlatılan icra takibine borçlu (davalı)tarafından yapılan itirazın iptalini ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme; 01.07.2012 günü yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4.maddesinde; ticari dava tanımı yapılmış ve “bu kanunda düzenlenen” hususlardan doğan hukuk davalarının da ticari dava olarak sayılacağının belirtildiği, 6335 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2.maddesinde de; “asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi yapıldığı” düzenlemesinin mevcut olduğu,somut olayda, istem 6102 sayılı yeni TTK’nun 1472.maddesinde düzenlenen rücu tazminatına ilişkin olduğu, Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlardan doğan davalar, ticari dava sayılacağı,görev kurallarının kamu düzeninden olduğu, yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden göz önüne alındığı gerekçesiyle ön inceleme aşamasında tensiben dava dilekçesinin görev nedeniyle usulden reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2013/9038
2013/12019
Dava, Türk Ticaret Kanununun 1301(yeniTTK1472). maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuan tahsili amaçlı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 22.3.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında bu husus” Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dâva, sigorta poliçesinden doğan bir dâva değildir. Bu nedenle, halefiyet dâvası bir ticarî dâva sayılamaz. Bu dâva, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dâva gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dâva açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu dâvası için de söz konusudur.” şeklinde vurgulanmaktadır. Davacı … olup, uyuşmazlık hizmet kusuruna dayalı haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekirken,dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermek doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11.09.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.