YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12062
KARAR NO : 2013/12042
KARAR TARİHİ : 12.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı araçta meydana gelen 7.825 TL tutarındaki hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı idarenin %33.3 oranında yol kusuru bulunduğunu belirterek şimdilik 2.604 TL’nın ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde dosyanın görevli Ankara Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılan trafik kazasından kaynaklanan, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Yargı yolu kavramı, bir hukuk sisteminde herhangi bir davanın o hukuk sistemine dahil yargı kollarından hangisinde bakılacağını ifade eder. Uyuşmazlığın hangi yargı kolunda bakılacağı hususu, davanın genel koşullarından olup, mahkemece resen dikkate alınması gereklidir.
Bir kamu hizmeti görmekle yükümlü olan davalı T.C …, karayollarının yapım ve onarım hizmetleri sırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar yönünden idare aleyhine, tam yargı davasının idari yargı yerinde açılması gereklidir. Esasen 2918 Sayılı KTK’nun
2013/12062
2013/12042
hukuki sorumluluğa ilişkin 85. ve onu izleyen maddelerinde araç işletenin sorumluluğu düzenlenmiş olup, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan sorumluluğu bu yasa kapsamı dışında tutulmuştur.
Somut olayda davacı vekili, davalı idarenin, kazanın meydana gelmesinde yol kusuru bulunduğunu ileri sürerek işbu davayı açmıştır.
Bu durumda mahkemece, davaya bakma görevi idari yargıya ait olduğundan mahkemenin yargı yolu bakımından görevsizliğine ve dava dilekçesinin bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine ve şekline göre davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadğına 12.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.