Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/7679 E. 2010/6480 K. 08.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7679
KARAR NO : 2010/6480
KARAR TARİHİ : 08.11.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen tenkis davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu: GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Tebligat Kanununun 11. maddesi “vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebligat tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır.” hükmünü içermektedir. Davalı dernek tarafından Avukat…’ a 08.09.2005 tarihinde vekaletname verilmiş, tevkil yoluylada Avukat … vekil tayin edilmiş ve birlikte davayı takip etmişlerdir. Dernek tarafından sonradan vekaletname verilen avukatların davalı vekili olarak duruşmalara kabulüne dair herhangi bir karar verilmediği gibi, karar celsesi hariç duruşmaları takip edip etmedikleri dahi anlaşılamamıştır. Bu haliyle davayı birlikte takip ettikleri kabul edilse bile, dosya arasında azledildiğine dair bir bilgi bulunmayan Avukat…’ ın vekalet yetkisinin halen devam ettiği kabul edilerek Av. …’ ya yapılan tebligat geçerli olarak kabul edilmiştir. Temyiz edilen karar temyiz eden tarafa l4.07.2010 günü tebliğ edilmiş fakat söz konusu karar yasada öngörülen (HUMK. 432 ) 15 günlük süre geçtikten sonra 25.08.2010 tarihinde verilen dilekçe ile temyiz edilmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 2494 sayılı Kanunla değiştirilen 432. maddesine göre, temyiz kanuni süre geçtikten sonra yapılır ise, temyiz isteminin reddine karar verme yetkisi hükmü veren mahkemeye aittir. Ne var ki Asliye Hukuk Mahkemelerince verilen kararların yasal süre geçtikten sonra temyiz edilmesi veya temyiz kabiliyetinin bulunmaması halinde dosyanın yerel mahkemece temyiz isteminin reddine karar verilmeden, Yargıtay’a gönderilmesi durumunda, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 2494 sayılı Kanun ile değişik 432/4. maddesine göre, bu konuda bir karar verilmek üzere, dosya mahalline geri çevrilmeden doğrudan doğruya Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceği 01.06.1990 günlü ve 1989/3 Esas, 1990/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunca karara bağlanmış olmakla temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE 08.11.2010 oybirliğiyle karar verildi.