Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/5098 E. 2010/6111 K. 18.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5098
KARAR NO : 2010/6111
KARAR TARİHİ : 18.10.2010

MAHKEMESİ : … 2. İCRA MAHKEMESİ

Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanıklar …, … ve …’nın ayrı ayrı beraatlerine, İİK’nun 89/4.maddesi gereğince talep edilen tazminatın reddine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının onama ve bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçuna yönelik kurulan hükmü temyiz incelemesi sonunda;
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, yapılan yargılama ve uygulamada isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün İİK.’nun 366. maddesi uyarınca istem gibi ONANMASINA,
Tazminat istemine yönelik hükmün temyiz incelemesi sonunda ise;
İİK’nun 89/4.maddesindeki “Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini tetkik merciinde ispat ederek üçüncü şahsın 338/1. maddesi hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. Tetkik mercii, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.” hükmü karşısında haciz ihbarnamesine verilen cevabın gerçeğe aykırı olduğu iddiası nedeniyle üçüncü kişinin cezalandırılması isteği cezanın kişiselliği, prensibi de dikkate alınmak suretiyle ayrı bir yargılama usulüne tabi olup, tazminat istemi yönünden davanın genel hükümlere göre çözümlenmesi gerekmektedir. Madde içeriğinden de anlaşılacağı üzere, dava genel hükümlere göre çözüleceğine ve davaya bakmakla icra mahkemesi görevli olduğuna göre mahkemenin (icra tetkik mercii- tetkik mercii- mercii ibareleri 21.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5092 sayılı Kanun’un geçici 6.maddesi ile icra mahkemesi olarak değiştirilmiştir.) yetkisiz olduğundan söz edilemez. Ceza verilmemesi hali tazminata hükmedilmesinden bağımsız bir konudur ve tazminat yönünden bağlayıcılığı bulunmadığı gözetilmelidir. Bu durum karşısında, mahkemece birinci haciz ihbarnamesine itiraz tarihi itibariyle sanığın asıl borçluya karşı kesinleşmiş ve muaccel alacağı olup olmadığı konusunda karşılaştırmalı bilirkişi raporu alınmaksızın eksik inceleme ile ve ihtilaflı alacağın tespitine yasal olanak bulunmadığı ve alacağın İİK’nun 68.maddesindeki delillerle ispatlanması gerektiği v.b. gibi yasaya aykırı gerekçelerle tazminat talebinin reddine karar verilmesi isabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 18.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.