YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15791
KARAR NO : 2013/14007
KARAR TARİHİ : 22.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tazminat istemine ilişkin davada Ankara 14. Asliye Ticaret ve Ankara 3.Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, davalı idare tarafından sözleşme ve yasal mevzuata aykırı olarak davacıya ait sayısal loto bayilik ruhsatının iptal edilmesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Ankara 14.Asliye Ticaret Mahkemesince;davalı tacir olmadığından davanın ticari nitelik taşımadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ise; davanın sayısal loto bayiliğinin iptali sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemiyle 4.6.2012 tarihinde açıldığı,süresinde iş bölümü itirazı bulunmadığı, dava tarihi itibariyle 6102 sayılı TTK’nın yürürlüğe girmediğinden bahisle karşı görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
Ayrı ticaret mahkemesi bulunan yerlerdeki Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki görev değil işbölümüne ilişkindir.
Müstakil ticaret mahkemesi bulunan yerlerdeki Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki (görev değil) işbölümüne ilişkindir. İş bölümü itirazı yalnız ilk itiraz olarak ileri sürülebilir. (TTK. 5. md., HUMK. 187), İlk itiraz olarak ileri sürülmeyen işbölümü itirazının mahkemece kabul edilmemesi gerekir. İşbölümü itirazının uygun bulunması halinde mahkemece dava dosyasının ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilir. Gönderme kararı nihai bir karardır. Mahkeme bu karar ile davadan elini çeker. Gönderme kararı ile dava sona ermeyeceğinden temyizi kabil kararlardan değildir. Gönderme kararı usulüne uygun şekilde verilmesi halinde (ilk itiraz olarak ileri sürülmesi ve mahkemece uygun görülmesi) gönderilen mahkemeyi bağlar ve gönderilen mahkeme bu davaya bakmak zorundadır. Ancak, gönderilen mahkemenin davaya bakma zorunluluğu iş bölümü itirazının ilk mahkemede süresinde yapılması hali ile sınırlıdır.
TTK.’nun 5/1. maddesinde, “Aksine hüküm olmadıkça dava olunan şeyin değerine göre Asliye Hukuk veya Sulh Hukuk Mahkemesinin ticari davalara dahi bakmakla vazifeli olduğu, 5/3 maddesinde, “Bir davanın ticari veya hukuki mahiyeti itibariyle iş sahasına girip girmediğinin yalnızca iptidai itiraz şeklinde taraflarca dermeyan olunabileceği,” 5/son maddesinde ise, “vazifesizlik sebebiyle dava dilekçesinin reddi halinde yapılacak muamelelere ve bunların tabi oldukları müddetlere dair usul hükümleri iş sahasına ait iptidai itirazın kabulü halinde de tatbik olunur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine TTK.’nun 5. maddesinde, ikinci fıkrada yazılı hallerde, münhasıran iki tarafın arzularına tabi olmayan işler hariç olmak üzere, bir davanın ticari veya hukuki mahiyet itibariyle mahkemenin iş sahasına girip girmediği yalnız iptidai itiraz şeklinde taraflarca dermeyan olabileceği hüküm altına alınmıştır. Münhasıran iki tarafın arzusuna tabi olmayan işlerle ilgili davalara mutlaka kanunda gösterilen mahkemelerde bakılır ve bu davalara ilişkin işbölümü itirazı ilk itiraz değildir. Bu davalar, tarafların sulh olamayacakları ve üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri davalardır. İflas davaları ticaret mahkemesi bakımından, münhasıran iki tarafın arzusuna tabi olmayan davalardandır. Bu davalara ilişkin işbölümü itirazının ilk itiraz olarak ileri sürülmesi şart değildir. Taraflar yargılama bitinceye kadar işbölümü itirazında bulunabilirler. Mahkemede davanın her bölümünde kendiliğinden davanın işbölümüne girmediğine ve dava dosyasının işbölümüne sahip mahkemeye gönderilmesine karar verir. ( Baki Kuru / HUMK 715 s.) Buna göre mahkemece sadece münhasıran iki tarafın arzularına tabi olmayan işlerde yani, tarafların sulh olamayacakları ve üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri davalarda işbölümü itirazının ilk itiraz olarak ileri sürülmesi şart değildir. Bu davalar dışındaki ikinci fıkrada yazılı hallerde bir davanın ticari veya hukuki mahiyet itibariyle mahkemenin iş sahasına girip girmediği yalnız iptidai itiraz olarak ileri sürülebilir.
Somut uyuşmazlık, münhasıran iki tarafın arzusuna tabi olmayan işlerden olmadığı gibi, davalı tarafından da iş bölümü itirazında bulunulmamıştır. İş bölümü itirazında bulunulmamasına rağmen mahkemece davanın ticari dava olmadığı gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesine gönderme kararı verilmiştir. Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev değil iş bölümü ilişkisidir. Her iki mahkemece verilen kararların gönderme kararı niteliğinde olduğu, Asliye Ticaret Mahkemesince işbölümü itirazında bulunulmadan kendiliğinden gönderme kararı verilmesinin kanunun amir hükümlerine aykırı olduğu, iki mahkemenin de davaya bakmaktan el çektikleri, bu durumun işin görülmesini sürüncemede bıraktığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın davanın ilk açıldığı Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 22/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.