YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17247
KARAR NO : 2022/6251
KARAR TARİHİ : 16.05.2022
Mahkeme : ELAZIĞ 2. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm: Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında, “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan açılan kamu davasında, Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesince 24/05/2018 tarih, 2017/917 esas ve 2018/873 sayı ile, 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değişik TCK’nın 191/4. maddesi uyarınca kovuşturma şartı yokluğu nedeniyle verilen “düşme” kararının, itiraz edilmeden kesinleşmesinin ardından, bu karara karşı kanun yararına bozma yoluna müracaat edildiği ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 24/12/2018 tarih, 2018/5556 esas ve 2018/9800 sayılı kararı ile kanun yararına bozulmasına karar verildiği, bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda, Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/04/2019 tarih, 2019/173 esas ve 2019/711 sayılı kararı ile sanığın TCK’nın 191/1, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanık tarafından istinaf edildiği, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 30/06/2021 tarihli, 2019/2099 esas ve 2021/1535 sayılı kararı ile incelemenin Yargıtay tarafından yapılması gerektiği gerekçesiyle dosyanın iadesine karar verilmesinden sonra dosyanın Dairemize gönderildiği,
Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden önce veya sonra, dava konusu olayla ilgili olarak sanık hakkında “temyiz incelemesi” yapılmadığı, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 24/12/2018 tarih, 2018/5556 esas ve 2018/9800 sayılı kararı ile ilk derecce mahkemesince verilen ve itiraz edilmeden kesinleşen “düşme” kararının; kamu davasının düşmesine karar verilerek davanın esasını çözen bir kararla yargılama sonlandırıldıktan sonra sanki durma kararı verilmişcesine “dava açılmasının ertelenmesi kararı sanığa tebliğ edildikten sonra infaz işlemlerinin yapılmasına” karar verilerek hükümde çelişkiye neden olunması ve hükmün karıştırılması yasaya aykırı olduğundan, hükmün karıştırılması halinde mahkemenin iradesi açık şekilde ortaya çıkmadığı için kazanılmış haktan söz edilemeyeceğinden, kanun yararına bozma talebi bu yönü ile değişik gerekçe ile CMK’nın 309. maddesi 3. fıkrası uyarınca kanun yararına bozulduğu aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının a bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dosyanın gönderildiği tespit edilmekle,
5235 sayılı Kanun’un 25. ve geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin, 07.11.2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başlaması, ilk derece mahkemesi hükmünün de 25/04/2019 tarihinde verilmesi karşısında, anılan hüküm CMK’nın 272. ve devamı maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğundan, gerekli kararın yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin İADESİNE, 16/05/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.