YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3070
KARAR NO : 2012/135
KARAR TARİHİ : 24.01.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 169 ada 286 parsel sayılı 9 hektar 4546 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişisi tarafından düzenlenen haritada (A) harfi ile gösterilen 3315,67 m2 yüzölçümündeki bölümünün ifraz edilerek 1/2 hissesinin davacı, 1/2 hissesinin ise muris … mirasçıları adına, hisseleri oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı ile adına tescile karar verilen … mirasçıları lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek karar verilmişse de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmadığı gibi varılan sonuç da dosya içeriğine ve yasaya uygun düşmemiştir. Çekişmeli taşınmaza komşu 222, 294 ve 347 parsel sayılı taşınmazlara ait tutanak ve ekleri getirtilerek içerikleri ve varsa dayanak kayıtları ile tanık ve bilirkişi beyanları denetlenmemiş ve mera yönünden yeniden keşif yapmaya gerek olup olmadığı değerlendirilmemiştir. O halde doğru sonuca varılabilmesi için komşu 222, 294 ve 347 parsel sayılı taşınmazlara ait kesinleşme durumunu gösterir şekilde kadastro tutanakları varsa dayanak kayıtları getirtilmeli, dosya tamamlandıktan sonra 222 ve 294 parsel sayılı taşınmazların mera olması halinde komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler ile tarafların aynı şekilde bildirecekleri tanıkları, üç kişiden oluşacak ziraatçi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisi hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, çekişmeli taşınmazın komşu mera parsellerinden ne şekilde ayrıldıkları, aralarında doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı ve çekişmeli taşınmazın öncesinin mera olup olmadığı gibi hususları tek tek ve olaylara dayalı olarak yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulup saptanmalıdır. Yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının sözleri arasında doğabilecek çelişkilerin yöntemince giderilmesine çalışılmalı ve tespit tutanağının edinme sebebine aykırı sonuçlara ulaşılması halinde de tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıklar giderilmelidir. Keşfe katılacak ziraatçi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildirir, öncelerinin meradan
açma olup olmadığını irdeler, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilecek fotoğrafları ile desteklenmiş ve çekişmeli taşınmazın toprak yapısı ve bitki örtüsü itibariyle bitişik mera parsellerinin devamı olup olmadığını açıklar ayrıntılı, mera parselleri ile aralarında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını belirtir; uzman fen bilirkişisinden de keşif ve uygulamayı izleyip, denetlemeye olanak verir ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Kabule göre de; çekişmeli taşınmaz bölünürken … ve …’dan kaldığı ve mirasçılar arasında yapılan taksimde … ve …’e intikal ettiği ve … payının da davacıya intikal ettiği, bu şekilde iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştüğü kabul edildiği halde, davada taraf olmayan … ve … paylarının Hazine üzerinde bırakılması gerekirken, onlara da pay verilmesi doğru değildir. Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi