YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4600
KARAR NO : 2011/7653
KARAR TARİHİ : 21.11.2011
MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ
Ödeme şartını ihlâl suçundan sanık …’ün, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 340. maddesi gereğince 1 aya kadar tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına dair …. İcra Ceza Mahkemesinin 11/11/2008 tarihli ve 2007/4353 esas, 2008/7051 sayılı kararını müteakip, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca anılan kararın kesinleşip kesinleşmediği hususunda tereddüt hasıl olduğundan bahisle vuku bulan talep üzerine mahkeme kararının kesinleştiğine ilişkin aynı Mahkemenin 31/05/2010 tarihli ve 2007/4353 esas, 2008/7051 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/07/2010 tarihli ve 2010/740 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine, Adalet Bakanlığından verilen 06.04.2011 gün ve 2010/18051 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 16/05/2011 gün ve K.Y.B.2011/164664 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle dosya incelendi.
Tebliğnamede;Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/11/2006 tarihli ve 2006/6-123 esas, 2006/229 sayılı ilâmı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13/07/2009 tarihli ve 2009/8068 esas, 2009/10789 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerekmesi karşısında, müşteki vekilinin yüzüne karşı sanığın yokluğunda verilen kararda başvuru süresinin tefhim ve tebliğden itibaren başlayacağı belirtilerek tarafların yanıltıldığı, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceği hususları gösterilmediği gibi kanun yolu, süresi, mercii, başvuru şekli, sürenin başlangıcı ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin açıkça gösterildiği meşruhatlı davetiye de gönderilmediği cihetle,… İcra Ceza Mahkemesinin 11/11/2008 tarihli anılan kararının kesinleşmemesi sebebiyle infaz için gönderilen kararın kesinleşip kesinleşmediği hususuna yönelik… Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine verilen aynı Mahkemenin 31/05/2010 talihli ek kararına yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz olduğundan, anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/11/2006 tarihli ve 2006/6-123 esas, 2006/229 sayılı ilâmı ile; “Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasası’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, karar ve hükümlerde, başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şekli tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmelidir. Aksi halde, anılan Yasanın 40. maddesi uyarınca, eski hale getirme nedeni oluşturur. Yerel mahkemelerce hüküm ve kararlardaki bu eksiklikler, meşruhatlı duyuru ile taraflara bildirilmek suretiyle, tarafların eski hale getirme talebi ve bu sürede yasa yolu başvurusunda bulunmalarına olanak sağlanmalıdır.” şeklinde verilen karar dikkate alındığında, söz konusu kararda itiraz süresinin başlangıcının, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmediği gibi kanun yolu, süresi, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceği hususunun çıkarılan meşruhatlı davetiyede de açıkça gösterilmediği, kararın kesinleşmemesi sebebiyle, infaz için gönderilen kararın kesinleşip kesinleşmediği hususuna ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine verilen aynı Mahkemenin 31/05/2010 tarihli ek kararına yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname yerinde görülmekle, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/07/2010 tarihli ve 2010/740 değişik iş sayılı sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 21.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.