Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/2973 E. 2011/7053 K. 14.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2973
KARAR NO : 2011/7053
KARAR TARİHİ : 14.11.2011

MHKEMESİ : … İCRA MAHKEMESİ

Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememesi suçundan sanık …’ın beraatine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde müşteki vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Müşteki vekili tarafından sanığa isnat edilen suç İİK’nun 333/a maddesinde, “Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması hâlinde, alacaklının şikâyeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında, atılı suçun oluşabilmesi için, takibin kesinleştiği tarih itibariyle ticari işletmenin borcu ödeyebilecek ekonomik güce sahip olması ve hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olan sanığın alacaklıyı zarara uğratmak kastiyle ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememesi zorunlu olup, en önemlisi ise sanıkların bu eyleminin başka bir suç oluşturmaması gerekmektedir. Müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde ileri sürdüğü hususların ispatlanması halinde, sanıkların eyleminin İİK’nun 331. maddesinde müeyyideye bağlanan alacaklılarını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltme suçuna uyabileceği anlaşılmakla, mahkemece sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği düşünülmekle beraber, hükmün esasını oluşturan ve tefhimle geçerlilik kazanan kısa kararda vekalet ücreti konusunda hüküm kurulmadığı halde, gerekçeli hükümde kurulması suretiyle hükmün karıştırılması yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve sanık müdafinin bu yönde temyizi de bulunmadığından, gerekçeli karardaki vekalet ücretine ilişkin kısmın çıkarılarak hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi gereğince istem gibi düzeltilerek ONANMASINA, 14.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.