YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7066
KARAR NO : 2013/12055
KARAR TARİHİ : 12.09.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü;
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Bursa 13. İcra Müdürlüğünün 2011/7567 sayılı takip dosyasından 21.11.2011 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, haczin müvekkiline ait işyerinde yapıldığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçluya ait işyerlerinden birisinde yapıldığını, aynı adreste 3.kişiden başka firmaların da faaliyet gösterdiğini, bunlardan … Ltd.Şti.’nin ortağı yetkilisi olan kişinin borçlu şirketin de kurucu ortağı ve yetkilisi olduğunu davacı 3.kişi ile borçlunun alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı hareket ettiklerini, davacı 3.kişinin borçlu şirket yetkilisinin babası olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece takip borçlusu şirketin kurucu ortağı ve yetkilisi olan …’nın haciz adresinde faaliyet gösteren … Ltd.Şti.’nin de ortağı olduğu, davacı 3.kişinin bu kişinin babası olduğu, alacaklı yararına olan mülkiyet karinesinin aksinin davacı 3.kişi tarafından ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK’nun 96.vd. maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haczin yapıldığı adres (hangi tarihten itibaren olduğu araştırılmamışsa da) davacı 3.kişinin faaliyet gösterdiği adrestir. Haciz tutanağı içeriğinden ve
2012/7066
2013/12055
ticaret sicili kayıtlarından borçlu şirket ortağı ve yetkilisi olan …’nın da ortağı olduğu dava dışı … Ltd. Şirketinin de haciz adresinde faaliyet gösterdiği, her iki şirket ortakları arasında akrabalık bağı (baba-oğul ilişkisi) olduğu açıkça ortadadır.
Bu durumda İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Ancak bu karinenin aksi güçlü ve inandırıcı delillerle kanıtlanabilir.
Davacı 3.kişi borcun doğumundan önceki haczi taşıyan ve hacizli mallara ilişkin olduğunun ileri sürdüğü 09.12.1977, 05.02.2003, 09.04.2010 tarihli faturalar sunmuştur. Davacı yanca sunulan faturaların hacizli malları kapsayıp kapsamadığının uzman bilirkişi vasıtasıyla gerekirse mahallinde keşif yapılarak tespiti, daha sonra faturaların hacizli malları kapsadığının tespiti halinde bu faturaların gerçekliğinin saptanması için faturaları düzenleyen firmalar ile davacı 3.kişinin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi aracılıyla inceleme yapılarak faturaların ticari defterlerde, hacizli malların envanterde kayıtlı olup olmadıkları tesbit edilerek rapor alınması ve gerektiğinde faturaları kesen firma yetkililerinin tanık olarak dinlenilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 12.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.