YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1009
KARAR NO : 2010/4875
KARAR TARİHİ : 12.07.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 169 ada 1 parsel sayılı 3920,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, harici ifraz, taksim, irsen intikal ve satış nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde taşınmazın kendisine ait olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın 3402 sayılı Yasa’nın 28. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; 3402 sayılı Yasa’nın 28/2. maddesi gereğince davetiye tebliğ edildiği halde davacının ilk oturuma katılmadığı, mazeret bildirmediği ve kendisini bir vekil ile temsil ettirmediği, dava sebep ve delillerini bildirmediğinden bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de; bu değerlendirme yasaya uygun bulunmamaktadır. Mahkeme hükmüne esas olan 10.06.2009 tarihli ara kararına dayanılarak çıkarılan davetiye davacı tarafa usulen tebliğ edilmemiştir. Davacı adına çıkartılan ve 3402 sayılı Yasa’nın 28/2. maddesi uyarınca ihtaratı içerir davetiyenin “Muhatap adreste bulunmadığından köy muhtarı … imzasına tebliğ edilerek 2 nolu haber kağıdı kapısına yapıştırılıp en yakın komşusuna haber verilerek” tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Tebligat Yasa’sının 21. ve özellikle Tüzüğün 28. maddesi uyarınca muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan her biri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Gösterilen şekil geçerlilik koşuludur. (YHGK.nun 29.12.1993 tarihli 1993/18-778-876 sayılı kararı) olayımızda muhataba tebliğ edilen tebligatta, muhatabın adreste bulunmama sebebi belirtilmediği gibi komşusuna haber verildiği yazılmış ise de, komşunun adı ve imzası da bulunmamaktadır. Hal böyle olunca usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş duruşma davetiyesinden söz edilemeyeceğine göre davacının ilk oturuma gelip dava sebep ve delillerini bildirmesi mümkün iken bu hakkının kısıtlandığı gözetilmeksizin karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.