YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8725
KARAR NO : 2010/4843
KARAR TARİHİ : 08.07.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 179 parsel sayılı 32.100 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kayıtları, irsen intikal, haricen pay satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle; 187, 194 ve 200 parsel sayılı 85.300, 70.600 ve 95.100 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kayıtları, vergi kaydı, irsen intikal, haricen pay satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … ve 18 müştereği adına tespit edilmiş; Tapulama Komisyonunca itirazcılardan Hazine, … , … ve … ’un itirazlarının reddine, diğer itirazcıların itirazlarının kabulü ile taşınmazların bazı paylarda değişiklik yapılarak bu kez …ve 23 müştereği adına tesciline karar verilmiştir. İtirazı Tapulama Komisyonunca reddedilen Hazine temsilcisi, tüm taşınmazlar üzerinde davalılar yararına edinme koşullarının gerçekleşmediği iddiasına dayanarak; … mirasçısı … vekili, tapu kaydına dayanarak 187 ve 194 parsel sayılı taşınmazların davacı adına tecili istemiyle dava açmışlardır. Dava dosyaları birleştirilerek süren yargılama sırasında … , pay satın alma iddiası ile davaya katılmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davacı …’in davasının reddine, davacı Hazinenin davasının kısmen kabul kısmen reddine ve çekişmeli 194 ve 200 parsel sayılı taşınmazların tespit (Komisyon Kararı) gibi hisseleri oranında … ile müşterekleri adına tesciline; çekişmeli 179 ve 187 parsel sayılı taşınmazların mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına; müdahil … yönünden mahkemenin görevsizliğine, çekişmeli taşınmazların tapuya tescillerinden sonra dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili, müdahil … , itirazı Tapulama Komisyonunca reddedilen … mirasçıları … ve müşterekleri, … ve bazı davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli 194 ve 200 parsel sayılı taşınmazların tespitte uygulanan ve davalıların dayanağını oluşturan tapu kayıtları kapsamında kaldığı ve davalılar yararına edinme koşullarının oluştuğu; çekişmeli 179 ve 187 parsel sayılı taşınmazların mera niteliğindeki yerlerden olup davalılar yararına edinme koşullarının oluşmadığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahallinde yapılan keşif ve kayıt uygulaması ile dosyaya sunulan uzman bilirkişi raporları karar vermeye yeterli olmadığı gibi, yapılan mera araştırması da karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilmez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, tarafların aynı şekilde bildirecekleri tanıkları, üç kişiden oluşacak ziraatçi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişi hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmazlara tespitte uygulanmış ve davalıların dayanağını oluşturan tapu kayıtları ile vergi kayıtları, köyü, mevki ve tüm sınırları tek tek okunmak suretiyle mahalline uygulanmalıdır. Gösterilen sınırlar uzman fen bilirkişisine işaret ettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin tutanak ve dayanakları ile denetlenmelidir. Bir kaydın iddia edilen taşınmaza ait olduğunun kabul edilebilmesi için, mevki ve en az üç sınırının taşınmaza uyması gerektiği gözetilerek dayanak kayıtlara 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesinde öngörülen şekilde yöntemince kapsam tayin edilmeye çalışılmalıdır. Yerel bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanıkla kanıtlama olanağı tanınmalıdır. Aynı şekilde yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazların öncelerinin ne olduğu, orta malı mera olup olmadığı, kim tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, zilyetliğin kimden kime ve ne şekilde geçtiği, komşu mera parsellerinden nasıl ayrıldıkları gibi hususlar olaylara dayalı olarak tek tek sorulup saptanmaya çalışılmalıdır. Bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler yöntemince giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde de sağ olan tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe katılacak ziraatçi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazların tarımsal niteliğini gösterir, mera olup olmadıkları ile öncesinde meradan açılıp açılmadıklarını açıklar, çekişmeli taşınmazların komşu mera parsellerinden nasıl ayrıldıkları ile arada yapay veya doğal ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını irdeler, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir ve gerektiğinde çekişmeli taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalıdır. Uzman fen bilirkişisinden keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir, yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırlar işaretlenmiş ve yapılan kayıt uygulamasını açıklar ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek; çekişmeli taşınmazlara uygulanan tapu kayıtlarının değişebilir sınırlı olması nedeniyle, çekişmeli taşınmazların dayanak tapu kayıtları kapsamında kaldıklarının belirlenmesi halinde tapu kaydı miktarınca bölümlerinin tapu kaydı nedeniyle davalılar adına; tapu kaydı miktar fazlası bölümler ile dayanak tapu kayıtlarının kapsamadığı belirlenecek taşınmazların öncelerinin kadim veya tahsisli mera olup olmadığı ile önceleri mera niteliğindeki yerlerden değilse davalılar yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı ve gerektiğinde dosyanın bitişik çekişmeli taşınmazlara ait davalarla birleştirilmesi hususu tartışılıp değerlendirilerek bir karar verilmelidir. Gerektiğinde dosyanın çekişmeli taşınmazlara komşu ve bitişik olan halen davalı oldukları anlaşılan taşınmazlara ait dava dosyaları ile birleştirilmesi gereği üzerinde durulmalıdır. Ayrıca dosya içindeki tapu kaydı ve tapu senedi fotokopilerinden müdahil … Kızıl’ın tespit gününden sonra tapu kaydı ile dayanak tapu kayıtlarındaki bazı payları satın aldığı anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 40.maddesi uyarınca tespit gününden sonra yapılan akitlere dayanan istemlere ilişkin uyuşmazlıkları incelemek görevi, aynı Yasa’nın 25/son maddesi uyarınca kadastro mahkemelerinin görevine girdiğinden mahkemece görevsizlik kararı verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Yine gerekçeli karar başlığında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. maddesi uyarınca tüm davacılar ve katılanlar ile komisyon kararı ile kendilerine pay verilip davalı gösterilmeleri zorunlu olan tüm kişiler veya mirasçıları gösterilmelidir. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükümlerin BOZULMASINA, 08.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.