YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10946
KARAR NO : 2013/16071
KARAR TARİHİ : 19.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin kullandığı bisiklete, davalıların sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu müvekkilinin yaralanarak daimi maluliyete uğradığını, davalı … şirketi tarafından müvekkiline 110.094,83 TL ödeme yapıldığını, ancak yapılan ödemenin müvekkilinin zararını karşılamaktan uzak olduğunu ileri sürerek 50.000 TL iş göremezlik zararının tüm davalılardan, 50.000 TL manevi tazminatın davalı …’dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, süresinde yetki itirazında bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Davalı … şirketi vekili, müvekkili tarafından davacıya ödeme yapıldığını ve davacının bakiye zararının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; kazanın olduğu yer olan Gelibolu mahkemelerinin tüm davalılar yönünden ortak yetkili mahkeme olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Kural olarak, bir davada, davalı sayısı birden fazla ise, dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’a göre, dava bunlardan birisinin ikametgahı mahkemesinde açılabileceği gibi aynı kanunun 21.maddesi uyarınca haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir. Bunların yanında ve öncelikle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110.maddesi uyarınca, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, zorunlu ve ihtiyari sorumluluk sigortası yapan şirketler aleyhine de işleten ve sürücü ile birlikte açılması halinde, hem bu kanun hem de HUMK’nun 9.maddesi uyarınca bu davalılardan birinin ikametgahı mahkemesinde de dava açılabilir. 2918 Sayılı yasanın 110.maddesinin son cümlesinde yer alan “kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de, dava açılabileceği” kuralı kesin yetki kuralı olmayıp, davacıya tanınan seçimlik haktır.
Bir davada, birden fazla (genel ve özel) yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakkına sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açar ise, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, davalı … şirketinin merkezi, mahkemenin yetki çevresinde olup, davacı davada seçimlik hakkını kullanmıştır. Bu durumda mahkemece, davalı … vekilinin yetki itirazının reddi ile, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma kapsam ve nedenine göre davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı …’a geri verilmesine 19.11.2013 gününde Üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY-
Davalı …’ın sürücü ve işleteni, diğer davalınında ZMSS sigortacısı bulunduğu … plakalı aracın 3.12.2010 tarihinde Gelibolu İlçesinde davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet vermesi üzerine davacı tarafından İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açılmış,
Davalı … vekili uyuşmazlıkta Gelibolu mahkemelerinin yetkili olduğunu bildirerek süresinde yetki itirazında bulunmuş,
Davalı … şirketi davanın reddini savunmuş,
Yargılama sonucunda mahkemece davalılar yönünden ortak yetkili mahkemenin haksız fiilin gerçekleştiği Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesinin kesin yetkili olduğu, gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine, Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu karar verilmiş olduğuna,
Kararın yasal sürede davacı vekilince temyizin üzerine sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılamıyorum.
Dava 6100 sayılı HMK yürürlüğünden sonra 3.05.2012 tarihinde açılmıştır.
6100 sayılı HMK 7/1 maddesinde “davalı birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde davanın açılabileceği; Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkemenin belirtilmiş olması durumunda davaya o yer mahkemesinde bakılacağı” öngörülmüştür.
Yasalarda kesin yetki olduğu anlaşılan hallerde başka yer mahkemesinde dava açılması mümkün değildir.
Yetkinin kesin olduğu bazen yasa metninde açıkça ifade edilmekte, bazende maddenin düzenleme şeklinden anlaşılabilmektedir.
HMK 7/1 maddesindeki “… Davaya ancak o yer mahkemesinde bakılır” şeklindeki mutlak ifadeden, yetkinin kesin yetki olduğu sonucu çıkmaktadır.
HMK 7/1 maddesinin hükümet gerekçesinde de (madde 12) öngörülen yetki kuralının kesin yetki kuralı olduğu vurgulanmıştır.
Ortak yetkili mahkemenin yetkisi, hükmün gerekçesinde de ifade edildiği üzere kesin yetkidir. (Ejder Yılmaz HMK sayfa 120)
Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı …’un yerleşim yeri Gelibolu, davalı … şirketinin merkezi İstanbul olup, davaya konu trafik kazası da Gelibolu İlçesinde gerçekleşmiştir.
Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesi haksız fiilin vuku bulduğu yer (HMK 16) mahkemesi olarak tüm taraflar yönünden ortak yetkiyi taşıyan mahkeme olup, yerel mahkemenin HMK 7/1 maddesinde öngörülen yetki kuralınının kesin olması nedeniyle re’sen yetkisizlik kararı vermesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığından yerel mahkeme kararının onanması gerekirken yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.