YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/307
KARAR NO : 2013/17322
KARAR TARİHİ : 09.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalının Trafik (…) Sigortacısı olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında, davacıların eşi/babaları olan … ‘nun vefat ettiğini ileri sürerek, ıslahla birlikte toplam 86.876,83 TL. destekten yoksun kalma tazminatının yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-)Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan 25.6.2012 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, davadan önce 03.12.2010 tarihinde davalı tarafından davacı tarafa ödenen toplam 85.622,00 TL. tazminat
yönünden güncelleme hesabı yapılarak belirlenen tazminattan mahsup edilmiş olmasına karşın, mahkemece, güncelleme yapılmamış haliyle mahsup yapılarak hüküm kurulmuştur.
Oysa; davalı … tarafından yapılan ödemeyi tazminat hesabı yapılmadan önce alan davacı taraf bilirkişinin hesap tarihine kadar geçen süre nedeni ile aldığı paranın yasal faizi kadar kazanım elde etmiş olup olay nedeniyle davalının sorumlu olduğu tazminat bu hesaplamanın yapıldığı gündeki verilere göre yapılmalıdır.
Zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davacıya sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin ödeme günü ile dava konusu tazminatının hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizi de hesaplanarak ödeme tutarı ile birlikte hesaplanan tazminattan indirilmesi gerektiği hususu Dairemizin yerleşik uygulamalarıyla da açıktır.
O halde, mahkemece bu yön gözetilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde fazla tazminata karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının, reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 9.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.