Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/5255 E. 2011/8172 K. 29.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5255
KARAR NO : 2011/8172
KARAR TARİHİ : 29.11.2011

MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ

Ödeme şartını ihlâl suçundan sanık …’in, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına dair …. İcra Ceza Mahkemesinin 15/09/2009 tarihli ve 2008/2103 esas, 2009/434 sayılı kararını müteakip, anılan kararın usulüne uygun tebliğ edilmeden infaza gönderildiğinden usulüne uygun tebliğ edilip karar kesinleştikten sonra yeniden gönderilmesi talebi üzerine, infazda kuşku yaratacak bir husus bulunmadığından kesinleşmiş mahkeme hükmünün gözetilmesine ilişkin aynı Mahkemenin 26/05/2010 tarihli ve 2008/2103 esas, 2009/434 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/06/2010 tarihli ve 2010/443 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine,Adalet Bakanlığından verilen 28.04.2011 gün ve 2011/23253 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 09/06/2011 gün ve K.Y.B. 2011/192256 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle dosya incelendi.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/11/2006 tarihli ve 2006/6-123 esas, 2006/229 sayılı ilâmı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13/07/2009 tarihli ve 2009/8068 esas, 2009/10789 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin başlangıcı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerekmesi karşısında, söz konusu kararda, kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcı, başvuru şekli ile kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceği gösterilmediği gibi, karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin başlangıcı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin açıkça gösterildiği meşruhatlı davetiye de gönderilmediği ve bu sebeple kararın kesinleşmediği cihetle, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/11/2006 tarihli ve 2006/6-123 esas, 2006/229 sayılı ilâmı ile; “Anayasanın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, karar ve hükümlerde, başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şekli tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmelidir. Aksi halde, anılan

Yasanın 40. maddesi uyarınca, eski hale getirme nedeni oluşturur. Yerel mahkemelerce hüküm ve kararlardaki bu eksiklikler, meşruhatlı duyuru ile taraflara bildirilmek suretiyle, tarafların eski hale getirme talebi ve bu sürede yasa yolu başvurusunda bulunmalarına olanak sağlanmalıdır.” şeklinde verilen karar dikkate alındığında, söz konusu kararda başvuru şekli,itiraz süresinin başlangıcı ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmediği gibi kanun yolu, süresi, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceği hususunun çıkarılan meşruhatlı davetiyede de gösterilmediği, kararın kesinleşmemesi sebebiyle, infaz için gönderilen kararın kesinleşip kesinleşmediği hususuna ilişkin … Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine verilen aynı Mahkemenin 26/05/2010 tarihli ek kararına yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname yerinde görülmekle, … Ağır Ceza Mahkemesinin 25/06/2010 tarihli ve 2010/443 değişik sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 29.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.