Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/5262 E. 2011/8072 K. 28.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5262
KARAR NO : 2011/8072
KARAR TARİHİ : 28.11.2011

MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ

Ödeme şartını ihlâl suçundan sanık …’ün, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 340. maddesi gereğince bir ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair …. İcra Mahkemesinin 03/12/2008 tarihli ve 2008/1503-6438 sayılı kararma yönelik itirazın kabulü ile sanığın üç aya kadar tazyik hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ….Ağır Ceza Mahkemesinin 06/04/2009 tarihli ve 2009/106 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine, Adalet Bakanlığından verilen 26.04.2011 gün ve 2011/4822/21902 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 07/06/2011 gün ve K.Y.B. 2011/188575 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle dosya incelendi.
Tebliğnamede, dosya kapsamına göre, icra kefili olan sanığa icra emrinin 09/01/2008 tarihinde tebliğ edilmesi ve tebliğden önce 13/12/2007 tarihinde yapılan ödeme taahhüdünün hukuken geçersiz olması karşısında, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
“Borçlunun ödeme şartını ihlali halinde ceza” başlıklı 5358 sayılı Yasanın 11. maddesi ile değişik İİK’nun 340. maddesinin birinci cümlesi; “111. madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını ihlal eden borçlunun, alacaklının şikayeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir.” hükmünü içermektedir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere, ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı cezalandırabilmek için öncelikle ihlalde bulunanın borçlu sıfatını taşıması gerekmektedir. İstanbul 13.İcra Müdürlüğünün 2007/18007 esas sayılı dosyasında borçlu sıfatı bulunmayan 3.kişi …’ün 13/12/2007 tarihinde icra kefili sıfatı ile ödeme taahhüdünde bulunmuş ise de, icra emrinin taahhütte bulunduğu 13/12/2007 tarihinden sonra 09/01/2008 gününde tebliğ edildiği dikkate alındığında, icra kefilinin, taahhütte bulunduğu tarihte henüz borçlu sıfatını taşımadığının kabulü gerekecektir. Hal böyle olunca taahhüdü ihlal suçunun unsurları oluşmadığından sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi yasaya aykırı olduğundan, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/04/2009 tarihli ve 2009/106 müteferrik sayılı itirazın kabulü ile sanığın üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin kararı isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle, …. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/04/2009 tarihli ve 2009/106 müteferrik sayılı sanığın üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin kararının BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Borçlu …’ün ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına yer olmadığına, hakkındaki mahkumiyet hükmünün çektirilmemesine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 28.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.