Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/5716 E. 2013/18431 K. 26.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5716
KARAR NO : 2013/18431
KARAR TARİHİ : 26.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalanan ve davalının işleteni olduğu ve kaza tarihinde sürücü belgesi bulunmayan kişi tarafından kullanılan aracın, 20.10.2006 tarihinde neden olduğu trafik kazasında ölen kişinin hak sahiplerine ödenen 7.000,00 TL tazminatın rucuan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili tarafından 03.11.2009 tarihli ıslah dilekçesi verilmiş ve tazminat istem miktarı artırılarak toplam 10.750,00 TL tazminatın rucuan tahsili istenmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, davanın kabulü ile 10.750,00 TL tazminata karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 660,33 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 26.12.2013 gününde Üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY-

Davacının … sigortacısı, davalının da sigortalısı olduğu aracın 20.10.2006 tarihinde sürücü belgesi bulunmayan sürücü idaresinde iken karıştığı kaza sonucu ölen kişinin desteğinden yoksun kalanlara ödenen tazminatın, aracın sigorta ettireni olan davalıdan … Genel Şartlarının B.4-c maddesi uyarınca rücuen tahsiline karar verilmesi istemi ile davacı vekilince dava açılmış,
Davalı vekili savunmasında, aracın trafik sicilinde kendi adına kayıtlı olmakla birlikte 11.01.2006 tarihinde gerçekleşen kaza üzerine pert olan aracını oto tamircisi …’a bıraktığını, kendisinin …’de … olarak görev yaptığını, bu tarihten itibaren araçla hiçbir şekilde fiili ilgisinin kalmadığını beyanla davanın reddini savunmuş,
Yargılama sonucunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş,
Kararın davalı tarafça temyizi üzerine sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda temyiz itirazları red edilerek karar onanmıştır.
Sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılamıyorum.
Dava … poliçesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK 85/1 maddesinde “bir motorlu aracın işletilmesinin bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda … Motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsünün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu”,
Aynı yasanın 91/1 maddesinde “işletenlerin bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu bulunduğu”,
Aynı yasanın İşletenin tanınımın yapıldığı 3.maddesinde de ” İşletenin araç sahibi olan, veya mülkiyeti muhafaza kaydı ile satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen
veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi ” olduğu düzenlenmiştir.
TTK.1263 maddesine göre, sigorta sözleşmesi hiçbir şekle tabi tutulmamış ise de, sözleşme yapmaya ehil kişilerin karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla sigorta sözleşmesinin kurulacağı kuşkusuzdur. Sözleşmenin yazılı bir belgeye bağlanması ancak ispat açısından önem taşır ve 6100 sayılı HMK.200 (mülga 1086 sayılı HUMK.288) maddesinde düzenlenmiş şekilde ispatı gerekir. Sigortacının TTK.1265 ve 1267 maddeleri uyarınca imzalı bir sigorta poliçesini belli bir süre içerisinde sigortalıya vermesi zorunludur. TTK.1265, 1267 ve 1295/1 maddeleri birlikte incelendiğinde sigorta şirketinin kendileri tarafından imzalanmış bulunan poliçenin bir örneğini sigortalının ikametgahına götürülerek ona vermek, dilerse bir suretini sigortalıya imzalattırarak almakla yükümlü olduğu görülecektir. (Y.11 H.D. 1.3.2010 gün 2008/11420E.,2010/22995K., 14.2.2011 gün 2010/2367E., 2011/1489K. sayılı kararları)
Somut uyuşmazlığa dönüldüğünde;
Davacı, araç sürücüsünün sürücü belgesinin bulunmaması nedeniyle … Genel Şartlarının B.4-c maddesi gereğince davalı sigortalıya rücu şartlarının gerçekleştiğini iddia etmekte,
Davalı ise aracı 11.01.2006 tarihinde gerçekleşen kazadan sonra pert olarak dava dışı sürücüye bıraktığını bu tarihten itibaren araçla ilgisinin kalmadığını savunmaktadır.
Davalının bu savunması aynı zamanda poliçenin inkarınıda içermektedir.
TTK.1263 maddesi gereğince sigorta akitlerinin şekle tabi akitlerden olmaması, poliçenin sadece tarafların hak ve yükümlülüklerini gösteren bir ispat aracı olması karşısında, poliçenin davalı tarafından düzenlendiği, davalının poliçenin akidi olduğuna ilişkin iddianın davacı tarafça 6100 sayılı HMK.200 (mülga 1086 sayılı HUMK.288)vd. maddesi uyarınca kesin delillerle ispatlanması gerekir.
Dosyaya mübrez tüm poliçe ve nüshaları davacı sigorta şirketince ibraz edilmiş olup, davalının savunmasında belirttiği gibi hiçbir poliçede davalı sigortalının imzası bulunmamaktadır.
Bu durumda ispat külfeti kendisine düşen davacı sigorta şirketine, … poliçesinin davalı tarafça düzenlendiğine ilişkin iddiasını ispat zımnında, davalının imzasını içeren poliçe aslını, veya tasdikli örneğini ibraz etmesi,
Davalının poliçe akidi olduğuna ilişkin tüm kesin delillerini sunması,
Gerekirse davacı sigorta şirketi ile poliçeyi düzenleyen acentenin tüm ticari defter ve kayıtlarında, poliçenin davalı tarafından düzenlenip düzenlenmediği konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
Davacının delil listesinde “hertürlü yasal delil”e dayanması nedeniyle davalıya yemin teklifi hakkının hatırlatılması, hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.