Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/2226 E. 2011/8139 K. 29.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2226
KARAR NO : 2011/8139
KARAR TARİHİ : 29.11.2011

MAHKEMESİ : … İCRA MAHKEMESİ

Sermaye şirketlerinde idare ve temsil ile görevlendirilmiş kimseler veya tasfiye memurlarının şirketin iflasını istememek suçlarından sanıklar … ve …’ın İİK’nun 345/a maddesi gereğince ikişer ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanıklar müdafii tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1-İcra dosyası içinde bulunan … Ticaret Sicili Memurluğunun 9.6.2008 tarihli yazısından borçlu … İnşaat Ticaret Taahhüt Limited Şirketini sanıkların temsile yetkili oldukları anlaşılmakla, cezai sorumluluğun hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından şirket anasözleşmesi de getirtilip, fiilin birlikte işlenmediğinin anlaşılması halinde temsil yetkisinin bölüşümündeki ağırlık ve sınırlar da dikkate alınarak suçun oluşumunda rolü olan temsilci belirlenip, buna göre hukuki durumlarının tayini gerekirken eksik araştırma ile cezalandırılmalarına karar verilmesi,
2- CMK’nun 195. maddesinin yalnız veya birlikte adli para cezasını gerektiren suçlar için geçerli olmasına ve bu konuda İcra ve İflas Kanunu’nun 349. maddesinin altıncı fıkrasında özel düzenleme bulunmasına rağmen, sanıklara CMK’nun 195. maddesindeki şerhi içeren duruşma davetiyesi tebliği ile yokluğunda yargılama yapılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3- Sermaye şirketlerinde idare ve temsil ile görevlendirilmiş kimseler veya tasfiye memurlarının şirketin iflasını istememesi suçu münferiden işlenebilen bir suç olup, alacaklı sayısı ve icra takip dosyası adedine bakılmaksızın aynı sermaye şirketi ile ilgili olarak ancak bir defa işlenebilen bir suç olup, bu çerçevede sanıklar müdafiinin 27.04.2009 tarihli temyiz dilekçesinde aynı mahkemenin 2008/768 Esas sayılı dosyasında da aynı suçtan dolayı aynı şirket yetkilisi hakkında cezalandırılma kararı verildiğinin bildirilmesi karşisinda, bu dosyanın getirtilip aynı suça ve şirkete ait olup olmadığı belirlenerek, sonucuna göre de sanıkların hukuki durumunun tespitinin gerektiği hususunun gözetilmemesi,
Kabule göre de; adli sicil kayıtları getirtilip dosya içine konulmadan sanıkların cezalandırılmalarına hükmolunması,
İsabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 29.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.