YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2265
KARAR NO : 2010/6804
KARAR TARİHİ : 23.11.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 65 parsel sayılı 9590.20 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kesin süre içerisinde keşif avansının yatırılmaması nedeniyle reddine ve çekişmeli 101 ada 65 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen süre içerisinde davacının keşif avansının tamamını yatırmadığı bu nedenle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Mahkemece, davacının yokluğunda 30.12.2008 tarihli oturumda belirlenen keşif masraflarının süresi içerisinde yatırılması için davacı adına çıkartılan meşruhatlı davetiye, muhatabın işe gitmesi nedeniyle Tebligat Kanunu’nun 21.maddesine göre köy muhtarı imzasına tebliğ edilmiştir. Davacı taraf; adına çıkartılan meşruhatlı davetiyenin, köy muhtarı tarafından kendisi ile aynı ismi taşıyan başka bir şahsa verildiğini iddia etmektedir. Dosya içerisinde bulunan ve davacı tarafça temyiz dilekçesine eklenen köy muhtarı imzalı tarihsiz belgeden; köyde davacı ile aynı ad ve soyadı taşıyan iki ayrı şahsın yaşadığı, davacı adına çıkartılan meşruhatlı davetiyenin sehven davacı olmayan … isimli şahsa tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; … Köyünde davacı ile aynı ad ve soyadı taşıyan başka bir şahsın bulunup bulunmadığının yöntemince araştırılması, neticesinde dosyaya ibraz edilen ve meşruhatlı davetiyenin köyde davacı ile aynı ad ve soyadı taşıyan ve davacı olmayan … isimli şahsa tebliğ edildiğine dair köy muhtarı imzalı tutanağın içeriğinin doğru olduğu sonucuna varıldığı takdirde, davacının keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilemeyeceğinden davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.