Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/7825 E. 2011/7405 K. 17.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7825
KARAR NO : 2011/7405
KARAR TARİHİ : 17.11.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 125 ada 2 parsel sayılı 3704.32 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz toprak tevzii komisyonunca oluşturulan tapu kaydı nedeni ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Hazine tapu kaydının 1963 yılında oluşumundan önce davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 46. maddelerinde düzenlenen edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Her ne kadar fen bilirkişisi rapor ve krokisinde kırmızı renkle işaretlediği yerin Hazinenin tapu kaydı kapsamı olduğunu belirtmiş ise de dosya içerisine toprak tevzi haritası getirtilmediği gibi bilirkişi raporunda tevzi paftası ile kadastro paftası sabit sınırlar esas alınarak çakıştırılmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ilişkin toprak tevzi komisyonu çalışmaları sonucunda oluşmuş dağıtım haritası ile dağıtım sonucu oluşmuş tüm kayıtlar dosya içine getirtildikten sonra taşınmaz başında komşu köylerde ve aynı köyde ikamet eden, davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı kişiler arasında seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ile tüm kadastro tespit bilirkişileri hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, teknik bilirkişi aracılığı ile toprak tevzi paftası ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenerek sabit sınırlar esas alınmak sureti ile çakıştırılarak zemine uygulanmalı, dava konusu taşınmazın toprak tevzi haritası kapsamında mı yoksa bitişiğinde bulunan mera haritasının kapsamında mı kaldığı belirlenmeli, çekişmeli taşınmazın Hazine tapusu kapsamında kalması halinde kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olup olmadığı konusunda yerel bilirkişi ve tanıklardan bilgi alınmalı, bu konuda varsa Hazinenin delilleri incelenmeli, taşınmazın mera tahsis haritasının kapsamında kalması halinde, öncesinin mera olup olmadığı, tahsis tarihine kadar davacı ve önceki zilyetler yararına zilyetlik ile edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, kimler tarafından hangi tarihten beri ne şekilde kullanıldığı, zilyetlik ile iktisaba elverişli yerlerden olup olmadığı hususlarında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek
çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmelidir. Keşfe katılacak teknik bilirkişiden keşif ve uygulamayı izleyip denetlemeye olanak verir, yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırlar işaretli, toprak tevzi dağıtım haritası ve kadastro paftasını çakıştırmalı şekilde gösteren ayrıntılı harita ve rapor alınmalıdır. Bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.