YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16642
KARAR NO : 2013/16738
KARAR TARİHİ : 27.11.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, davacıya ait aracın, seyir halinde iken yaya olarak karşıdan karşıya geçmekte olan …’e çarpması neticesinde hasarlandığını, kazanın oluşumunda davalının tamamen kusurlu olduğunu belirterek, araçtaki hasar nedeniyle yapılan 3.500,45 TL masrafın tahsili için davalı aleyhine Devrek İcra Müdürlüğü’nün 2011/1389 esas sayılı dosyasında yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, izafe edilen kusur miktarını kabul etmediklerini belirterek, istenilen tazminat miktarının yüksek olduğu gerekçesiyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, takibin 2.800,36 TL tutarındaki bölümüne vaki itirazın iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; 6100 Sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 Sayılı HUMK 427 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2013 tarihinden itibaren 1.820,00 TL’na çıkarılmış olup, temyize konu karar mahkemece reddedilen 700,09 TL’lık bölüme ilişkindir. Bu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden miktar itibariyle kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz istemine gelince; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin hükmün kesin olması nedeniyle REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 169,85 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 27.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.