YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15091
KARAR NO : 2013/16451
KARAR TARİHİ : 25.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılar Mapfre Genel Sigorta A.Ş ve Güneş Sigorta A.Ş vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işletenleri, sürücüleri ve sigortacıları olduğu araçların karıştığı trafik kazasında, davalılardan Bekir’in sürücüsü olduğu araç içinde yolcu olan davacının yaralandığını ve desteği olan annesi…’un da vefat ettiğini ileri sürerek, 27.2.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle birlikte davalılar … ve …’dan 50.000,00’er TL., davalı Güneş Sigorta’dan 32.990,33 TL., davalı Genel Sigorta’dan 10.996,78 TL., davalı …’den 43.987,11 TL. destekten yoksun kalma tazminatı ile 20.000,00 TL. manevi tazminatın da davalılar Adem ve Erdoğan’dan faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında verdiği 28.12.2007 tarihli dilekçesiyle bir kısım maddi tazminat talebi ve bir kısım davalılar hakkındaki davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, toplanan delillere göre, destekten yoksun kalma tazminatı yönünden; davalılar …, … ve Güven Sigorta A.Ş. hakkındaki davalardan feragat edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına, davalılar Güneş Sigorta A.Ş., Genel Sigorta A.Ş. ve … hakkındaki davadan Güven Sigorta A.Ş.nin ödemesi göz önüne alınarak karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebi yönünden; davalılar Güven Sigorta A.Ş. ve … hakkındaki davadan feragat edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına, 20.000,00 TL. manevi tazminatın (davalı … 16.012,89 TL. dan sorumlu olmak üzere) davalılar Güneş Sigorta A.Ş., …, … ve Genel Sigorta A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılar Mapfre Genel Sigorta A.Ş. ve Güneş Sigorta A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava dilekçesi başlığında Güven Sigorta A.Ş.nin davalı olarak gösterilmesine karşın, dilekçe içeriğinden bu sigorta şirketinin temin ettiği Zorunlu Koltuk Sigorta Poliçesi yönünden açık bir tazminat talebi bulunmayıp, dava dilekçesindeki talebin açıkça ve sadece destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olduğunun anlaşılmasına, bu sebeple; dava dilekçesinin başlık kısmında davalı olarak gösterilen Güven Sigorta A.Ş.nin talep konusu destekten yoksun kalma tazminatı yönünden pasif husumet ehliyetinin olmamasına, anılan bu sigorta şirketinin meblağ sigortası türü niteliğindeki Zorunlu Koltuk Sigortası Poliçesi kapsamında davacı tarafa yargılama sırasında ödediği meblağın dava konusu edilen destek tazminatıyla ilgisi olmadığından, dava dilekçesinde talep edilmeyen bir konuda feragatin de söz konusu olamayacağına göre, davacı vekili ile davalı … Genel Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-)Davacı vekili ile davalı … Genel Sigorta A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazları ve davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Destekten yoksun kalma tazminatı Borçlar Kanunu’nun 45/II.maddesinde düzenlenmiş olup “Ölüm neticesi olarak diğer
kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir.” şeklinde hükme bağlanmıştır.
Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK.’nun 45/II. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Hukuk Genel Kurulu’nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 412 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi;BK.nun 45.maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de nafaka hakkındaki hükümlere dayanır, sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.
Somut olayda; davacı (1979 D.lu) …, kazada hayatını kaybeden…’un oğlu olup, kaza tarihinde 26 yaşındadır. Dinlenen davacı tanıkları beyanlarında özetle; davacının olay tarihinde berber kalfası-çırağı olduğunu, eşi ve çocuğu ile birlikte kazada ölen annesinin yanında kaldığını, ölen annesinin emekli maaşı bulunduğunu, onun maddi yardımı ile geçindiğini (dolayısıyla, müteveffanın ölümüne kadar davacıya destek olduğunu) ifade etmişlerdir.
O halde, mahkemece, müteveffanın aile nüfus kaydının getirtilmesi, davacının ve müteveffanın olay tarihi itibariyle sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması, davacının annesi (müteveffa) ile davacı arasında, yukarıda açıklandığı üzere ölüm olayından önce eylemli ve sürekli bir destek ilişkisi olup olmadığının ve müteveffanın desteğinden yararlanan (davacı dışında) başka çocukları vs. bulunup bulunmadığı hususunun zabıta marifetiyle araştırılıp belir-
lenmesi, davacı ölen annesinden destek alıyorsa desteğin ne oranda olacağının hakkaniyete uygun olarak mahkemece tartışılıp irdelenmesi, gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınması ondan sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle ve yukarıda (1) nolu bentte açıklandığı üzere; dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen Güven Sigorta A.Ş. den temin ettiği Zorunlu Koltuk Sigortası yönünden açık bir talep bulunmadığından bu davalı hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği halde, hatalı değerlendirme sonucu 28.12.2007 tarihli feragat dilekçesinin destek tazminatı talebi yönünden de feragat kabul edilerek davalılar Bekir ve Erdoğan hakkında da yazılı şekilde hüküm kurulması, ayrıca; Zorunlu Koltuk Sigorta Poliçesi kapsamında Güven Sigorta A.Ş. nin yaptığı ödemenin destek tazminatından mahsup edilmesi suretiyle davalılar Güneş Sigorta, Genel Sigorta ve Adem hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-)Kabule göre, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 92. maddesinin (f) bendi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının A.3.maddesinin (e) bendi gereği manevi tazminat poliçe kapsamı dışındadır. Bu durumda mahkemece, davalı … şirketleri aleyhine manevi tazminata karar verilmesi de isabetli olmadığı gibi, bir kısım talepler ya da davalılar yönünden davadan feragat edilmesi halinde, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi yerine, karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı M.Genel Sigorta A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, diğer bentlerde açıklanan nedenlerle, temyiz eden bu taraflar ile davalı Güneş Sigorta vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar Mapfre Genel Sigorta ve Güneş Sigorta A.Ş ile davacıya geri verilmesine 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.