Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/13822 E. 2013/16763 K. 28.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13822
KARAR NO : 2013/16763
KARAR TARİHİ : 28.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili davalılar …, … ve Anke Tekstil San. Dış Tic. Ltd. Şti.nin müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla Anke Tekstil San. Dış Tic. Ltd. Şti. kendisine ait şirket hisselerini davalı …Ş.ne, … kendisine ait 16 sayılı parsel üzerindeki 11 nolu daireyi …’na onun tarafından davalı …’e satıldığını, 29 sayılı parsel üzeindeki 5 nolu daireyi Harutyun Vanlıoğlu’na satıldığını, davalı … kendisine ait 29 sayılı parsel üzerindeki 6 nolu meskeni yine Harutyun Vanlıoğlu’na sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece dava konusu taşınmazlara ilişkin tasarrufların başka bir dosyadan verilen karar ile iptal edilmesi nedeniyle konusu kalmayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece dava ve temyize konu edilen taşınmazlara ilişkin tasarrufların başka bir dosyadan verilen karar ile iptal edilmesi nedeniyle konusu kalmayan davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme yeterli olmadığı gibi verilen karar dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
1-Mahkemenin 11.06.2004 tarih 2001/292 – 2004/375 sayılı kararının Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 21.06.2005 tarih ve 2005/949 – 3729 sayılı ilamı ile bozulduğu ancak dava dosyasının bozma kararından önceki safhasına ilişkin tutatnak ve belgelerin dosya içerisinde olmadığı anlaşılmakla sözü edilen tutanak ve belgelerin bulunarak evraka eklenmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
2-Mahkemenin gerekçesinde sözü edilen Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.07.2007 tarih ve 2006/650 – 2007/400 sayılı kararda davacı alacaklı başka bir banka olup verilen kararın bu dosyanın sonucuna etkisi bulunmamaktadır. Ancak verilen bu karar sonucu dava konusu taşınmazların cebri icradan satılıp satılmadığı, satılmış ise geriye kalan bir bedel olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece dava konusu taşınmazların cebri icra yolu ile satılıp satılmadığı, satış yapılmış ise satış bedelinden kalan bir para olup olmadığının araştırılması ve istemin tazminata dönüşüp dönüşmeyeceğinin irdelenmesi gerekirken konusuz kaldığından söz edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
3-Davacı tarafından şirket hisselerinin devrine ilişkin tasarrufunda iptali istenildiği halde mahkemece bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru bulunmamıştır.
4- Davacı alacaklı tarafından borçlu davalılar aleyhine İstanbul 6.İcra müdürlüğünün 2001/1042 sayılı dosyası ile takip yapılmış olduğu bu takip İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 23.02.2011 tarih 2009/1367-127 sayılı kararı ile İİK.nun 71/2 ve 33/a maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle
icranın geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakta ise de, davacı tarafın bu karara karşı İİK.nun 33a/2 maddesi uyarınca dava açıp açmadığı dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece davacı tarafından İİK.nun 33a/2 maddesi uyarınca dava açılıp açılmadığının araştırılarak dava açılmış ise sonucunun beklenilmesi, davacı tarafından dava açılmamış olması ve borçlu davalı tarafından açılan icranın geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmiş olması halinde geçerli bir icra takibinin varlığından söz edilemeyeceğinden davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece farklı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.