Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/15303 E. 2013/16550 K. 26.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15303
KARAR NO : 2013/16550
KARAR TARİHİ : 26.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle;davalı 4.kişi …’ın kötüniyetli olduğunun ispatlanamamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerektiği, İİK 280/1. Maddesinin, malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebilir hükmünü içerdiği, İİK 283/2 maddede ise iptal davası 3.kişinin elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa bu değer nispetinde 3.kişinin davacı alacağından fazla olmamak üzere nakden tazmine mahkum edileceğinin hüküm altına alındığı, somut olayda, dava konusu 14.1.2009 tarihli tasarrufun, 28.10.2008 tarihli borçtan sonra 22.12.2010 tarihli kati aciz belgesi ile aciz halinde olduğu tesbit edilen borçlu tarafından davalı 3.kişi …’ye yapılan taşınmaz satışına ilişkin olduğu,davalı … vekilinin 6.4.2011 tarihli cevap dilekçesi içeriğinden borçlunun işlerinin kötüye gittiği için dava konusu taşınmazı satılığa çıkardığının müvekkili tarafından bilindiği, ayrıca borçlu ile müvekkilinin aynı çarşıda esnaf oldukları için birbirlerini tanıdıkları belirtildiğinden davalı 3.kişi …’nin borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olması nedeniyle dava konusu 14.1.2009 tarihli tasarrufun İİK 280/1 madde gereğince iptaline, dava konusu taşınmaz davalı 3.kişi tarafından 27.1.2009 tarihinde davalı …’a satıldığından ve Songül’ün de kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalı …’nin İİK 283/2 madde gereğince taşınmazı elden çıkardığı tarihteki değeri bilirkişi tarafından 34.960,00TL olarak belirlendiğinden davacının takip konusu alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak 34.960,00TL tazminatın davalı …’den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmeyen gerekçeyle esas davanın reddinin doğru olmadığı gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, toplanan delillere göre ,birleşen Mersin 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/782 Esas sayılı dosyasından davalı … aleyhine açılan davanın reddine dair karar kesinleşmiş olduğundan bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,Esas dava yönünden davalı … aleyhine açılan davada verilen red kararı Yargıtay tarafından bozma konusu yapılmadığından ve kesinleşmiş olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,davalı … aleyhine açılan davanın kabulü ile Mersin 6 İcra Müdürlüğünün 2009/366 takip sayılı dosyasından dolayı 34.960,00 TL tazminatın davacının takip konusu alacak ve ferileriyle sınırlı olarak davalı …’den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK.nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir.Borçlu ile davalı 3.kişi arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır.
Somut olayda davacı vekili, esas davada davalı borçlu Niyazi ile … arasındaki 14.1.2009 tarihli tasarrufun iptali talep etmiş; mahkemece verilen red kararı Dairemizin bozma ilamında belirtildiği gibi; davalı 3.kişi …’nin borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olması nedeniyle dava konusu 14.1.2009 tarihli tasarrufun İİK 280/1 madde gereğince iptaline, dava konusu taşınmaz davalı 3.kişi tarafından 27.1.2009 tarihinde davalı …’a satıldığından ve Songül’ün de kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalı …’nin İİK 283/2 madde gereğince taşınmazı elden çıkardığı tarihteki değeri bilirkişi tarafından 34.960,00TL olarak belirlendiğinden davacının takip konusu alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak 34.960,00TL tazminatın davalı …’den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmeyen gerekçeyle esas davanın reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma ilamı içeriğinden anlaşıldığı gibi davalı borçlu Niyazi ile Davut arasındaki 14.1.2009 tarihli tasarruf İİK 280/1 madde gereğince iptale tabi olup birleşen davanın davalısı 4.kişi Songül’ün kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalı 3.kişi Davut hakkındaki dava bedele dönüşmüştür.Bu durumda davacı 3.kişi Davut’un davacıya ödeyeceği tazminatın davalı borçludan rucüan tahsilini önleyecek şekilde “Esas dava yönünden davalı … aleyhine açılan davada verilen red kararı Yargıtay tarafından bozma konusu yapılmadığından ve kesinleşmiş olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına “şeklinde hüküm tesisi isabetli olmadığı gibi, 14.1.2009 tarihli tasarruf İptale tabi olduğundan aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan davalı borçlunun davalı … ile birlikte harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekirken bunların tamamının davalı …’den tahsili de doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlıkların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle adı geçen davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 2.bendinin a fıkrasının hükümden tamamen çıkarılmasına, 2 bendin c, d, e, f fıkralarına …’den sonra gelmek üzere “ ve davalı borçlu …’tan “ ibaresinin yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ye geri verilmesine 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.