YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15457
KARAR NO : 2013/16164
KARAR TARİHİ : 21.11.2013
Davacı … ile davalı … arasındaki dava hakkında, İstanbul 10.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13.10.2011 gün ve 2009/253-2011/543 sayılı hüküm, Dairemizin 16.01.2013 gün ve 2012/318-2013/211 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
– K A R A R –
Davacı vekili, davalıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı araç ile davacının idaresindeki aracın çarpışması sonucunda davacının yaralandığını belirterek, maluliyeti nedeniyle uğranılan zararların tazmini için fazlaya dair haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile davacının % 30 malul ve % 75 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek ıslah ile artırılan 49.000,00 TL’nin 10.000,00 TL’sına dava, 39.000,00 TL’sına 09.12.2008 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; hükmün, davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Daire’ce yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Bozma ilamının; ilk bendinde davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilmiş, ikinci bendinde ise, “polis memurlarının 52 yaşında emekli olacakları (yaş haddi nedeniyle) öngörülmüştür. Yasanın bu maddesi uyarınca, zarar hesabında faal dönem çalışma süresi zararının tespiti bakımından 52 yaşın faal çalışma dönemi , bu yaştan sonraki sürenin ise pasif dönem olarak hesap yapılması gerekmektedir. Somut olayda bilirkişi raporunda davacının 60 yaşına kadar aktif çalışacağı varsayılarak hesap yapılmıştır. Mahkemece, bu rapor doğrultusunda karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Bu kez davalı … vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Dosyanın tekrar incelenmesinden, davalı … vekilinin, maluliyet oranının usulüne uygun olarak tespitine
yönelik temyiz itirazlarının Daire’nin bozma ilâmında karşılanmadığı anlaşılmıştır. Şöyle ki;
1-Dava, trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle çalışma gücünün azalması zararının kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasından tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; 30.11.2007 tarihinde geçirdiği trafik kazasında yaralanan davacı hakkında Erzurum Palandöken Devlet Hastanesi’nin 31.10.2008 günlü raporu ile sağ alttan 1/5 parazi ataxı teşhisi ile maluliyet oranının % 40 olduğu, daha sonra düzenlenen Uludağ Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin 24.02.2009 günlü raporu ile de epilepsi ve sağ hemiparezi teşhisi ile tüm vücut fonksiyon kaybının % 30 oranında olduğu bildirilmiş, davacı tarafından 14.05.2009 tarihinde açılan tazminat davasında davacının muayenesinin yapılarak Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü’ne uygun maluliyet raporu alınmaksızın polis memurluğu görevine devam eden davacı hakkında davadan önce alınan ve yetersiz 24.02.2009 günlü rapora istinaden hüküm tesis edildiği ve mahkemece hükme esas alınan ve çalışma gücü kaybı oranını belirleyen maluliyet raporunun kazanın vuku bulduğu tarihte meri olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine uygun olarak düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; mahkemece, davacının tüm raporları eklenerek Adli Tıp Kurumu’ndan, SSK Sağlık İşlemleri Tüzüğünde öngörülen kriterlere göre, zararın hesaplanmasına temel oluşturulacak kazaya bağlı iş göremezlik (maluliyet) oranının belirlenmesi yönünde rapor alınıp, davacının kazaya bağlı işgücü kaybı oranı usulüne uygun olarak belirlendikten sonra, tazminat hesabı için aktüerya uzmanı bilirkişiden ek rapor alınması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda adı geçen tüzüğe uygun olmayan ve denetime elverişsiz rapora dayanılarak ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle kararın bozulmasına ve Daire’nin bozma ilamının 2.bendinde açıklanan nedenlerin de mahkemenin kabul biçimine göre bozma nedeni sayılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2-Bu bozma nedenine ve mahkemenin kabul biçimine göre de; polis memurlarının 52 yaşında emekli olacakları (yaş haddi nedeniyle) öngörülmüştür. Yasanın bu maddesi uyarınca, zarar hesabında faal dönem çalışma süresi zararının tespiti bakımından 52 yaşın faal çalışma dönemi, bu yaştan sonraki sürenin ise pasif dönem olarak hesap yapılması gerekmektedir. Somut olayda bilirkişi raporunda davacının 60 yaşına kadar aktif çalışacağı varsayılarak hesap yapılmıştır. Mahkemece, bu rapor doğrultusunda karar verilmesi de doğru bulunmamıştır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Bu nedenlerle, davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile, Dairenin 16.01.2013 gün ve 2012/318-2013/211 sayılı bozma ilamının ortadan kaldırılmasına, yukarıda açıklanan nedenlerle, Daire bozma gerekçesinin yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklandığı şekilde değiştirilerek, yerel mahkeme hükmünün bu gerekçeler ile bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin 16.01.2013 gün ve 2012/318-2013/211 sayılı bozma ilamının ortadan kaldırılmasına, yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, Daire bozma gerekçesinin yukarıda açıklandığı şekilde değiştirilerek, yerel mahkeme hükmünün bu gerekçeler ile BOZULMASINA, tashihi karar harcının karar düzeltme isteyen davalı …’ye geri verilmesine 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.