YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6146
KARAR NO : 2011/7265
KARAR TARİHİ : 16.11.2011
MAHKEMESİ : … İCRA MAHKEMESİ
Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan …’ın beraatine, tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden Yargıtay C.Başsavcılığının onama istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1-Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Birinci haciz ihbarnamesinde 30.12.2008 tarihinde sanık vekilinin itirazda bulunduğunun anlaşılması karşısında, vekilin beyanından dolayı asilinin sorumlu tutulamayacağı dikkate alındığında, yapılan yargılamaya, fiilde suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, mahkemenin soruşturma sonunda oluşan inanç ve takdirine, hüküm gerekçesine göre, müşteki vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
2 – Tazminat istemine yönelik hükmün temyiz incelenmesi sonunda;
Müşteki vekili 07.01.2009 havale tarihli şikayet dilekçesinde üçüncü şahıs sanık …’ın yetkilisi olduğu …Gıda İnş. San.ve Tic.Ltd.Şti’nin borçlu yaprak kardeşler Gıda Tekel ve Temizlik Malz.Paz.Tic.Ltd.Şti’nin demirbaş ve gıda malzemelerini satın aldığını buna ilişkin olarak davalı …’ın itiraz dilekçesi ekinde dosyaya ibraz ettiği devir sözleşmesi başlıklı belgede, 980000,00 TL bedelle satın aldığını ve bunun 465000,00 TL’sini nakden, kalan 515000,00 TL kısmını ise senetlerle borçluya ödendiğinin belirtildiği, oysa ki takip borçlusu ve üçüncü kişinin tacir olduklarını bunun sonucu olarak da 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 172, 182 vd. maddeleri ile TTK’nun 66. vd. maddelerinde belirtilen defterleri tutanak ve her türlü tahsilat ve ödemelerini defterlere işlemek ve bu kayıtların tamamını da ancak VUK’da belirtilen belgelere dayandırmak zorunda olmasına ve 213 sayılı VUK’nun 257. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığına verilen yetkiye istinaden yayınlanan 320, 323, 324 ve 332 sayılı VUK’nun Genel Tebliğleri ile “birinci ve ikinci sınıf tüccarların (…) her türlü mal ve hizmet bedeli olarak yapacakları 8.000,00 TL’yi aşan tahsilat ve ödemelerini 01.08.2003 tarihinden itibaren banka veya özel finans kurumları aracı kılınarak yapmaları ve bu kurumlarca düzenlenen dekont veya hesap bildirim cetvelleri ile tevsikinin zorunlu olduğu halde, davalının itiraz dilekçesinde nakten ödendiğini beyan ettiği 465000,00 TL borcunu takip borçlusuna tevdi ettiğini banka tarafından düzenlenen dekont veya hesap bildirim cetveli ile ispat zorunda olduğu dikkate alındığında, 26.04.2010 havale tarihli bilirkişi raporunda söz konusu nakit ödemenin her iki şirkete ait defter kayıtlarında görünmesine rağmen, ödemenin banka vb. finans kurumları veya posta idareleri aracılığıyla yapılması zorunluluğuna uyulmadığı saptanmış olmasına, her iki şirket yevmiye defteri ve envanterlerinin kapanış tasdikinin bulunmaması nedeniyle defter kayıtlarının şirket lehine delil olarak değerlendirilemeyeceği de dikkate alınmak suretiyle ödemenin, 213 sayılı VUK’nun mükerrer 257. maddesi ve buna dayanılarak çıkartılan tebliğlere aykırı olarak elden yapıldığına ilişkin tahsilat makbuzunun inandırıcılığı hususu yeterince tartışılmadan ve üçüncü şahıs Zeyd Gıda.İnş.San.Tic.Ltd.Şti’nin ödemenin yapıldığı tarihte banka hesaplarından ödeme miktarı olan 465.000,00 TL veya yakın miktarda para çekilip çekilmediği hususunda banka kayıtları incelemesi içermeyen eksik bilirkişi raporuna dayanılarak tazminat isteminin reddine karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.