YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11541
KARAR NO : 2013/14653
KARAR TARİHİ : 31.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı aracın trafik kazasında hasarlandığını, davalıya ihbar yapılmasına rağmen sigorta tazminatının ödenmediğini, aynı olay sebebiyle aynı mahkemede davalı aleyhine 2010/24 Esas sayılı dosya üzerinden açılan davanın rehin alacaklısının davaya muvafakat vermemesi nedeniyle red edildiğini, rehin alacaklısı bankanın muvafakatinin sağlandığını ileri sürerek, 14.750,00 TL. nın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL.nın 04.11.2008 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Kasko Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat talepleri sigorta ettiren ile sigortacının tarafı olduğu sözleşmeye dayanmakta olup, bu davalar 6762 S.TTK.nun 1268.maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. (6102 S.TTK.md.1420) Bu düzenleme Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının C.9.maddesinde de açıkça ve aynen yer almaktadır. 6762 S.TTK.nun 1292 ve 1299.maddeleri (6102 S.TTK.md 1446 ve 1427) hükmü uyarınca zamanaşımı süresinin başlangıcı alacağın muaccel olduğu gün yani sigortalının rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği günden itibaren başlayan 5 günlük ihbar tarihinin son günüdür.
Yukarıdaki açıklanan ilkeler karşısında somut olaya baktığımızda; dava konusu riziko 04.7.2008 tarihinde meydana gelmiş, eldeki dava 02.4.2012 tarihinde açılmıştır. Davalı vekili yasal süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Aynı olay sebebiyle davacının davalı aleyhine daha önce mahkemenin 2010/24 Esas sayılı dosya üzerinden dava açmış olması da zamanaşımını kesen bir husus değildir.
O halde; mahkemece, davalı vekilinin zamanaşımı def’i dikkate alınarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine kararı vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 31.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.