Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/8349 E. 2013/12863 K. 26.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8349
KARAR NO : 2013/12863
KARAR TARİHİ : 26.09.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı (3.kişi) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2011/4838 sayılı takip dosyasından 09.06.2011 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, borçlu ile aralarında taşeronluk (rödovans) sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşme uyarınca haczin yapıldığı maden sahasında borçluya sadece maden çıkarma yetkisi verildiğini, maden sahasının ve madenlerin müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, duruşmada istihkak iddiasına itiraz etmediklerini, bu nedenle iddianın kabul edilmiş sayılması gerektiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir.
Mahkemece davalı alacaklının, 3.kişinin istihkak iddiasına itiraz etmediği, bu nedenle istihkak iddiasının kabul edilmiş sayılması gerektiği, yargılama sırasında da davanın kabulü yönünden beyanlarının bulunduğu, davacı 3.kişinin istihkak davası açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
2012/8349
2013/12863
Alacaklı tarafın hazır bulunduğu 9.6.2011 tarihinde, maden sahalarında haciz yapılmıştır. Davacı 3.kişi istihkak iddiasında bulunmuş, İİK 97.madde uyarınca icra memuru prosedürü işletilmiş ve icra hakimliği tarafından istihkak iddiasının reddiyle 3.kişiye dava açması için 7 gün süre vermiş ve eldeki dava açılmıştır. İcra memuru tarafından prosedür işletilip takibin devamı yada ertelenmesi konusunda bir karar verilmek üzere dosya icra hukuk mahkemesine geldiğinde, mahkeme 2011/993-1021 saylı kararında istihkak iddiasına karşı alacaklının istihkak iddiasının reddine karar verilmesi isteği açıkca belirtilmiştir.
Alacaklı vekili 27.3.2012 tarihli duruşmada istihkak iddiasına itiraz etmediklerini bildirmiş ancak ne açılan davayı açıkça kabul eden bir beyan vermiş ne de haczi kaldırmıştır. Yukarıda icra mahkemesi kararında açıklandığı gibi istihkak iddiasına itirazı mevcuttur.
Bu durumda, icra mahkemesi kararı uyarınca kendisine dava açması için 7 günlük süre verilen bu süre içinde dava açmak durumunda olan davacı 3.kişinin davaya sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğinden yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerekir. Benzer somut olaylarla Dairemiz uygulaması bu yöndedir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek aksi düşünlerle aleyhine yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne varki bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HKM’nın geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nın 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2,4 ve 5. bentlerinin tamamen hükümden çıkartılarak 2 ve 4 numaralı bentlerinin yerine ” Davacı tarafından yapılan 21,15 TL. yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, 5 numaralı bendin yerine ” Davacı vekili yararına takdir olunan 1.775,00 TL. nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 26.09.2013 gününde Üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
2012/8349
2013/12863

-KARŞI OY-
Aşağıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın düzeltilerek onanması gerektiğine ilişkin sayın çoğunluğun gerekçesine katılamıyorum.
Uyuşmazlık, 3. kişinin İİK’nun 96 vd. maddelerine dayalı olarak açtığı “istihkak” davasına ilişkindir.
Alacaklı tarafından yapılan takip nedeniyle 09.06.2011 tarihinde borçlu çalışanı huzurunda haciz işlemi yapılmış,3.kişi vekili 20.10.2011 tarihli dilekçesi ile Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2011/4838 sayılı takip, Aladağ İcra Müdürlüğü’nün 2011/108 talimat sayılı dosyasından 09.06.2011 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, borçlu ile aralarında taşeronluk (rödovans) sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşme uyarınca haczin yapıldığı maden sahasında borçluya sadece maden çıkarma yetkisi verildiğini, maden sahasının ve madenlerin müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek istihkak idiasında bulunmuş,rödovans sözleşmesi örneğini dilekçesine eklemiştir.İcra Müdürlüğü tarafından istihkak iddiasına ilişkin örnek:60 no.lu istihkak varakası ve haciz tutanağı örneği alacaklı vekiline 02.11.2011 tarihinde tebliğ edilmiş, ancak alacaklı vekili İ.İ.K.nun 96/2.maddesinde belirtilen yasal 3 günlük sürede itirazda bulunmamıştır.
Davalı alacaklı vekili, duruşmada istihkak iddiasına itiraz etmediklerini,bu nedenle iddianın kabul edilmiş sayılması gerektiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini beyan etmiştir.
3.kişi tarafından alacaklı tarafın istihkak iddiasına karşı konulduğu iddia ve ispat edilmemiştir.
Mahkemece davalı alacaklının, 3.kişinin istihkak iddiasına itiraz etmediği, bu nedenle istihkak iddiasının kabul edilmiş sayılması gerektiği, yargılama sırasında da davanın kabulü yönünde beyanlarının bulunduğu, davacı 3.kişinin istihkak davası açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, gerekçeli kararın tebliği üzerine ayrıntılı temyiz dilekçesini sunacağını bildirerek hükmü temyiz etmiş ise de gerekçeli temyiz dilekçesi sunmamıştır.
İİK’nun 96. maddesinin 1. fıkrası uyarınca yapılan bildiriye karşı 3 günlük yasal hak düşürücü süre içerisinde
2012/8349
2013/12863
itirazda bulunmayan davalı alacaklının aynı maddenin 2. fıkrasının son cümlesi uyarınca istihkak iddiasını kabul etmiş sayılması gerektiği dikkate alınmadan icra müdürlüğü tarafından anılan Kanunu’nun 97. maddesinin 1. fıkrası kapsamında takibin ertelenmesi ya da devamı yönünde bir karar verilmek üzere dosya Adana 5.İcra Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmiş, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12.12.2011 gün, 993-1021 sayılı karar ile 3.kişinin istihkak iddiasının reddi ile takibin devamına,3.kişi vekilinin istihkak davası açmakta muhtariyetine karar verilmiştir.
Hacizden sonra yapılan istihkak iddiasına karşı itirazda bulunmayan ve aksi 3.kişi tarafından da ileri sürülmeyen alacaklının istihkak iddiasını kabul etmiş sayılacağı yasa hükmü gereği olduğundan 3. kişi tarafından istihkak davası açılmasında korunacak hukuki bir yarar da bulunmamaktadır. İstihkak iddiasına yönelik bildirimin tebliğinden itibaren 3 günlük sürenin itirazsız geçmesinden sonra 3. kişi haczin kaldırılmasını icra müdürlüğünden her zaman isteyebilir.Bu taleplere ilişkin kararlara karşı da İİK’nun 16. maddesi kapsamında süresiz şikayet yoluna gidilebilir. İcra müdürlüğünün sehven dosyayı icra hakimliğine göndermesi, mahkemece takibin devamı yönünde karar verilmesi, bu kararda 7 günlük süre içinde istihkak davası açılabileceğinin belirtilmesi bu sonucu değiştirmeyecektir. Davanın açılmasında hukuki yararın bulunması 6100 sayılı H.M.K.nun 114/1-h maddesi gereğince dava şartıdır ve aynı kanunun 115.maddesi gereğince re’sen dikkate alınması gerekir.Davanın,davacının hukuki yararının bulunmaması nedeniyle reddi halinde de dava açılmasına sebep olmayan davalı-alacaklı yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz. Dairemizin 08.05.2009 tarih 2009/871-2961 sayılı,Yargıtay 21.Hukuk Dairesi’nin 13.02.2000 tarih 935-1072 sayılı, 01.06.2009 tarih 3366-3794 sayılı kararları da bu yöndedir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında sonuç olarak yerel mahkeme kararının onanması gerektiği düşüncesindeyim.