Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/15058 E. 2013/15233 K. 07.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15058
KARAR NO : 2013/15233
KARAR TARİHİ : 07.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı … Kılıç vekili ve davalı …Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların işleten, sürücü ve trafik sigortacısı olduğu aracın davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek fazlaya dair haklarını saklı tutarak 6.932,00.-TL tedavi gideri, 7.000,00.-TL çalışma gücü kaybı, 1.000,00.-TL müzik aletinin hasar bedeli ve 5.000,00.-TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiş talep etmiş, talebini ıslah dilekçesiyle arttırmıştır.
Davalı …Ş. vekili, kusur oranında, gerçek zarardan poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Kılıç vekili, işleten sıfatının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı sürücü % 100 kusurlu ve davacının % 18,2 oranında çalışma gücü kaybı olduğu kabul edilerek, davalı … Kılıç yönünden işleten sıfatının bulunmaması nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 138.573,51.-TL çalışma gücü kaybı, 1.000,00.-TL bağlama bedeli, 8.469,44.-TL tedavi gideri olmak üzere 148.042,95.-TL maddi tazminatın 14.932,00.-TL’lik kısmı için Groupama Sigorta A.Ş.’den dava …’den olay tarihinden, bakiye kısmına ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, 5.000,00.-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı …’den tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … Kılıç vekili ve davalı …Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … Kılıç vekili ve davalı …Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava Borçlar Kanunu’nun 46. maddesi (6098 sayılı TBK md. 54) gereğince çalışma gücünün kaybı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yargılama sırasında yürürlüğe giren ve 2918 sayılı yasanın 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın “Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı”, Yasanın geçici 1. maddesi ile de “Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59. maddesine göre belirlenen tutarın % 20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği” öngörülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur.
Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. Bununla birlikte sözkonusu Yasal düzenleme haksız fiil sorumluları (işleten ve sürücü gibi) yönünden her hangi bir ayrıksı düzenleme getirmemiş olduğundan bu kişiler yönünden tedavi giderlerine ilişkin sorumluluk devam edecektir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre, 2918 sayılı Yasanın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk “Sosyal Güvenlik Kurumu’na” geçtiğinden eldeki davada yasal hasmın “Sosyal Güvenlik Kurumu” olması gerekir.
Öncelikle 6100 Sayılı HMK’nin 266. (1086 Sayılı HUMK m. 275) maddesinde, çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gerektiği hükmüne yer verilmiştir. Dava konusu tedavi giderleri miktarının saptanması uzman doktor bilirkişi aracılığı ile belirlenmelidir. Somut olayda, mahkemece tedavi giderleri yönünden uzmanlığı bulunmayan bilirkişi raporu hükme esas alınarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmadığı değerlendirilen ve davacı tarafından ödeme makbuzları dosyaya ibraz edilen tedavi giderlerine hükmedilmiştir.
Bu durumda Mahkemece, tarafların delillerinin toplanması, özellikle davacı tarafından ödendiği ve SGK tarafından karşılanmadığı iddia edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenmesi için uzman doktor bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri olduğunun tespit edilmesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumu’nun davaya dahil edilmesi ve bu tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu’nun, yasa kapsamı dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden ise davalı … şirketinin sorumlu tutulmaları ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumluluklarının devam ettiğinin dikkate alınması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nın 388. maddesinde belirtilmiştir (6100 sayılı HMK m. 297). Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Aynı kural HUMK’nın 389. maddelerinde de tekrarlanmıştır. Keza HUMK’nın 381. maddesinde de “kararın tefhimi en az 388. maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur” hükmüne yer verilmiştir. Bu kurallar yargıda açıklık ve netlik prensibinin bir gereğidir.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece hüküm fıkrasının 2. bendinde hükmedilen tazminat, 4. bendinde harç, 5. bendinde vekalet ücreti, 6. bendinde yargılama giderlerine ilişkin tarafların yükümlükleri bakımından her bir davalıya yüklenen yükümlülüğün ayrı ayrı belirtilmemesi nedeniyle infazda tereddüt doğuracak biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
4-Kabule göre de, 2918 sayılı KTK.’nun 20/d maddesi uyarınca, tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirlerinin noterlerce yapılacağı, anılan yasa maddesinde belirtilen türden resmi bir satış ve devir işlemi yapılmaksızın, haricen satış ile işleten sıfatının devredildiğinin kabulünün mümkün olmadığına göre davalı … Kılıç’ın işleten sıfatı bulunmadığından husumet yönünden lehine davanın reddedilmesi doğru değil ise de aleyhine temyiz olmadığından bu yön bozma nedeni olarak değerlendirilmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … Kılıç vekili ve davalı …Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2 ve 3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı … Kılıç vekili ve davalı …Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar Nursel Kılıç vekili ve davalı …Ş.’ye geri verilmesine 7.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.