Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/3098 E. 2013/15051 K. 05.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3098
KARAR NO : 2013/15051
KARAR TARİHİ : 05.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın kaldırımda yürümekte olan yaya …’e çarparak yaralanmasına neden olduğunu, davacının uzun süre tedavi gördüğü halde iyileşemediğini ve sakat kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı … için 5.000 TL maddi, 40.000 TL manevi, davacıya bakan eşi Şahinder için 1.000 TL maddi, 5.000 TL manevi, diğer davacılar için ayrı ayrı 3.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş,ıslah dilekçesi ile davalı … için maddi tazminat talebini 119,793,02 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalılar ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile davacı … için 119,793,02 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, davacı …’ün maddi tazminat talebin reddine,
davacı … için 10.000 TL eşi için 3.000 TL diğer davacılar için 1.000 TL’den olmak üzere 17.000 TL manevi tazminatın davalı … ve …’dan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.Davacılar vekili davacı …’ün davalının neden olduğu kazada yaralandığını, uzun süre tedavi gördüğünü belirterek davacı …, eşi ve çocukları için manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
O halde, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davalıların sorumluluğun niteliği, kusur oranları, yaralanmanın niteliği tedavi ve iyileşme süresi,maluliyet oranı gibi manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da göz önünde tutularak, hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı yetersiz olup adalete uygun düşmediğinden hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Davacılar vekili talep ettikleri manevi tazminata olay tarihinden itibaren faiz uygulanmasını talep etmiştir. Davalıların sorumlulukları haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylemlerde zarar, bu eylemin gerçekleştiği anda meydana geldiğinden ayrı bir ihtara gerek olmadan bu tarihten itibaren faiz istenebilir. Davacının istemi ve yukarıda
anılan ilke gözetildiğinde hükmedilen tazminata talep gibi olay tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar vermek gerekirken faize hükmedilmemiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 5.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.