Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/8938 E. 2012/430 K. 30.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8938
KARAR NO : 2012/430
KARAR TARİHİ : 30.01.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 299 ada 13 parsel sayılı 1914,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, miras yoluyla gelen hak, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satın alma nedeni ile davalı …,156 ada 8 parsel sayılı 853,47 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, miras yoluyla gelen hakkı bulunduğu iddialarına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 156 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile paylı olarak kök muris … mirasçıları adlarına, 299 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile paylı olarak kök muris … mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların çekişmeli 299 ada 13 parsel sayılı taşınmaza yönelik ve yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle bu taşınmaza ilişkin usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA,
2- 156 ada 8 parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; taşınmazın ortak miras bırakan …’den kaldığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, …’den kalan taşınmazların mirasçılar arasında usulüne uygun biçimde paylaşılıp paylaşılmadığı noktasında toplanmaktadır. Ne var ki mahkemece paylaşma konusunda yapılan araştırma, inceleme ile alınan yerel bilirkişi ve tanık beyanları hüküm vermeye yeterli değildir. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Paylaşmaya dayanan davalı taraf, paylaşmanın varlığını kanıtlamak zorundadır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için …’nin ölüm gününde terekesine dahil olan tüm taşınmaz mallar belirlenmeli, bu taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının örnekleri dosya içine getirildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşfe katılacak yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından …’nin terekesine dahil olan taşınmazların hangileri olduğu, terekenin paylaşılıp paylaşılmadığı, tüm mirasçılar ya da yasal temsilcilerinin paylaşmaya katılıp katılmadıkları, her bir mirasçının payına hangi taşınmaz ya da taşınmazların isabet ettiği, taşınmazların akibetlerinin ne olduğu, kadastro sırasında kimler adına tespit edildikleri, taşınmaz almayan mirasçısı varsa miras payına
karşılık ne aldığı gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri, dosyaya getirtilecek parsel tutanaklarının içerikleri ile denetlenmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenilerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, davacı vekilinin 156 ada 8 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak, birleşen 2007/461-2010/27 sayılı dosyaya sunduğu 07.03.2008 tarihli dilekçesinde miras bırakan …’nin mirasının taksim edilip edilmediği hususundaki beyanları arasında çelişki bulunması nedeniyle bu husus da açıklığa kavuşturulmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.01.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.