YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16819
KARAR NO : 2013/16204
KARAR TARİHİ : 21.11.2013
MAHKEMESİ : Aydın Asliye 2. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davalılar …, … ve … yönünden davanın kabulüne, davalılar …, … ve … yönünden davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan bozma ilamında, davalı … yönünden somut olayda borçlu Üzeyir ve davalı … savunmalarından aralarında ticari ilişki bulunduğu ve dava konusu aracın borçlu Üzeyir’in davalı …’a borcu nedeni ile satıldığının anlaşıldığı, davalı …’ın borçlu ile arasındaki ticari ilişki ve borç alacak ilişkisi nedeni ile borçlunun alacaklıdan mal kaçırma kastını ya da alacaklıyı ızrar kastını bilebilecek durumda olduğu, davalı …’nin satın aldığı dava konusu taşınmaz üzerinde ipotek kaydı bulunduğu, bu ipotek borcunun banka kayıtlarından Rahime tarafından ödendiği belirlenmiş olması dikkate alındığında İİK’nın 278/III-2 şartlarının oluşmadığı gibi davalı …’nin kötüniyetli olduğunun da iddia ve ispat edilebilemediği, bu bakımdan davalı … yönünden davanın kabulüne, davalı … yönünden ise davanın reddine karar vermek gerektiği,
ayrıca davalı … dava konusu aracı 11.000,00.-TL bedel karşılığı aldığını bunu da Aydın Finansbank şubesi çeki ile ödediğini iddia etmesine karşın mahkemece bu belgelerin araştırılması ve incelenmesi yoluna gidilmediği, mahkemece davalı …’nın bildirdiği çeke ilişkin bilgi ve belgelerin ilgili bankalardan sorulup ne gibi işleme tabi tutuldukları belirlendikten sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, …, … ve … hakkında açılan davaların reddine, Davalılar …, … ve … haklarında açılan davaların kabulüne, davalı … hakkındaki davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı Maliye Hazinesi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Tasarrufun iptali davasında dava konusu olan malın üçüncü kişinin elinden çıkmış olması ve malı elinde bulunduran kimsenin kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması veya bu kişiye dava yöneltilmemesi halinde üçüncü kişi hakkında malın elinden çıktığı tarihteki değerine hükmedilir. Bir başka anlatımla İİK’nın 283. maddesinde sözü edilen tazminat, borçludan 3. şahsa geçirilen, ancak 3. şahsın da elinden çıkarmış olduğu mallar yerine 3. şahsın davacının alacağından fazla olmamak üzere nakten ödemesi gereken tazminattır. Bu tazminata faiz uygulanamayacağı gibi, üçüncü kişinin tazminatla yükümlü tutulması için 6183 sayılı Yasanın 27 ve devamı maddelerinde bildirilen iptal koşullarının da oluşması gerekir. Somut olayda borçlu tarafından davalı 3. kişi Orhan’a satılan dava konusu araç davalı … tarafından dava dışı Saim’e satılmış olup davacı tarafından 29.11.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile aracın tasarruf tarihindeki değerine hükmedilmesi talep edildiği halde faiz yürütülmeksizin asıl alacak ve ferilerini geçmeyecek şekilde tazminata hükmedilmesi gerekirken mahkemece bu tasarrufun iptaline hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Ayrıca 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde 16.06.2009 tarihinde ve 5904 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarının maktu olarak belirlenmesi gerektiğinin belirtilmiş olması nazara alınmadan davalılar yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli değildir.
Ne var ki, bu bentte belirtilen hataların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/II. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı Maliye Hazinesi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde “…’e satışı” ibaresinden sonra gelen “09 FD 775 plakalı aracın …’ya satışı” ibaresinin çıkartılarak cümlenin sonuna gelmek üzere “Dava konusu 09 FD 775 plakalı sayılı aracın 3. kişi davalı …’nun elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri olan 25.000,00.-TL’nin tazminat olarak tasarrufun yapıldığı tarihe kadar tahakkuk eden vergi asılları ve bunların işleyecek faiz ve eklentileri ile sınırlı olarak davalı …’dan tahsiline” ibaresinin yazılmasına; hüküm fıkrasının 15. bendinde bulunan “2.280,00.-TL” ibaresinin ve 16. bendinde yer alan “12.050,50.-TL” ibaresinin çıkartılarak yerlerine ayrı ayrı “1.320,00.-TL” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.